Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/7885 E. 2023/9986 K. 19.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7885
KARAR NO : 2023/9986
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/375 E., 2022/1824 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/401 E., 2020/682 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl dava davalısı -birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı-karşı davacı Kurum nezdinde yetim aylığı almakta iken muvazaalı boşanma iddiasıyla aylığının iptal edildiğini ve Kurum tarafından kendisine borç tahsis edildiğini, boşanma eyleminin gerçek olduğunu ve müvekkilinin boşandıktan sonra eski eşiyle hiçbir şekilde fiilen birlikte olmadığını beyan ederek davalı-karşı davacı kurum işleminin iptaline, müvekkili davacı-karşı davalının Kuruma borcu bulunmadığının tespitine ve kesilen yetim aylığının yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı SGK vekili; Kurum sigortalısı olan davacı-karşı davalının, eşinden boşandıktan sonra da fiilen eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiğinin tespiti üzerine aylığının iptal edildiğini ve meydana gelen Kurum zararının tahsili amacıyla davacı aleyhine Mahkememizin 2019/540 Esas sayılı dosyası ile Kurum zararının tahsili amacıyla istirdat davası açıldığını beyan ederek işbu davanın reddine karşı dava yönünden ise davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile eski eşi …’ın Hatay 1. Aile Mahkemesinin 2015/278 – 2015/365 E.-K. sayılı ve 08.05.2015 tarihli kararı ile boşandıkları, Mahkemece dinlenen kamu tanıklarının beyanlarında davacı ile boşandığı eski eş Adnan’ın aynı binanın 4. ve 2. katında kaldıkları yönünde ifade verdikleri, Hatay Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Hatay Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından, Özel Defne Hastanesi tarafından, Defne İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından dosyaya ibraz edilen yazı cevabı incelendiğinde iki şahsın da adreslerinin aynı olduğunun görüldüğü, SGK denetmen raporunun aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğu, dosyaya ibraz edilen yazı cevaplarından ve Mahkemece dinlenen tanık beyanlarından boşanma eyleminden sonra da davacının eski eşiyle fiili birlikteliğinin devam ettiği, denetmen raporu ile tanık beyanlarıyla sübut bulduğu üzere davacının boşandıktan sonra eski eşiyle aynı binada yaşamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının boşandıktan sonra fiilen eşiyle birlikte yaşamadığı iddiasını kanıtlar nitelikte dosyada herhangi bir kayda rastlanmadığı ve davalı Kurum tarafından yapılan işlemlerin 5510 sayılı Kanun’un 56 ve 59 uncu maddelerine uygun olduğu anlaşıldığından işbu davanın reddine, birleşen davanın ise davacının boşandıktan sonra fiilen eşiyle birlikte yaşaması nedeniyle Kurumun meydana gelen zararın tahsili talebinin kabulüne 10.877,05 TL’nin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili, gerekçeli kararda Mahkemenin tanık beyanlarını, muhtarlıktan ve diğer kurumlardan gelen davacının, eski eşinden ayrı yaşadığına dair beyanları, kayda almayarak yok saydığını beyanla usul ve yasalara aykırı verilen İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacı ile eski eş …’nın Hatay 1. Aile Mahkemesinin 08.05.2015 tarihli kararı ile boşandıkları, davacı ve eski eşin Devlet Hastanesi ve Özel Defne Hastanesine verdikleri adreslerin ortak adreste aynı olduğu, yapılan kolluk araştırmasına göre ikametgah adreslerinin aynı olduğu, davacı ve eski eşe ait müstakil evde 4. ve 2. katta oturuyor gözüktükleri, bu durumun hayatın olağan akışına uygun olmadığı, denetmen raporunda dinlenen tanık beyanları ile birlikte yaşama olgusunun kanıtlandığı, böylece Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK’nın 355 inci maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf taleplerinin, HMK 353/1 –b1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davalısı – birleşen dava davacısı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf talepleri olmadığı halde Bölge Adliye Mahkemesince davalının, istinaf talebinin reddine şeklinde hatalı karar verildiğini, hükmün bozulmasını istediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; yetim aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 56/son fıkrasıdır. Maddenin başlığı gelir ve aylık bağlanamayacak haller olup maddeye göre “ölen sigortalının hak sahiplerinden; … eşinden boşandığı halde eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır. “,

Madde 96 hükmüne göre “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,

“..itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…”

Aynı Kanun’un 59 uncu maddesinin başlığı Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi olup maddeye göre; “bu kanunun uygulanmasına yönelik işlemlerin denetimi, kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eli ile yürütülür …”, maddenin 2 nci fıkrasında “kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına görevleri sırasında tesbit ettikleri kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir…” şeklinde düzenlenmiştir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dava açmada hukuki yararının bulunması dava şartlarından olduğu gibi temyiz Kanun yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir (HMK m. 361/2). İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmayan veya süresini geçirdiği için istinaf yoluna başvurmamış olan taraf yönünden, verilen karar kesinleşeceği için artık bu tarafın temyiz yoluna başvurmasında hukuki yararı yoktur. Şayet, karşı tarafın istinaf yoluna başvurması üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından yeniden esas hakkında karar verilmiş ise o takdirde karara karşı istinaf yoluna başvurmamış olan taraf temyiz yoluna gidebilir. Zira bunda hukuki yararı vardır.

İnceleme konusu eldeki davada İlk Derece Mahkemesince verilen karar asıl dosya davacısı – birleşen dosya davalısı … tarafından istinaf edildiği Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafın istinaf nedenlerinin incelendiği, dolayısıyla hüküm fıkrasında esastan red kararı verilirken davacı yerine davalı ibaresinin kullanılmasının maddi hataya dayandığı mahallinde her zaman düzeltilme imkanı bulunduğu davalı-davacı Kurum vekili kararı istinafa getirmediğinden aleyhine de hüküm de bulunmadığından temyiz yoluna başvurmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.