YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22432
KARAR NO : 2023/25286
KARAR TARİHİ : 06.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/333 E., 2015/660 K.
SUÇLAR : İmar kirliliğine neden olma, mühür bozma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Sanık hakkında mühür bozma suçundan neticeten hükmolunan 3000 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında mühür bozma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, atılı suçlamayı kabul etmediğine, aynı eylem sebebiyle Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından mahkum edildiğine, bir suç sebebiyle iki kez yargılandığına, beraatine karar verilmesi mümkün değilse cezasının ertelenmesini talep ettiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça konu taşınmazın ruhsat süresi dolmuş ve projesine aykırı olarak ikinci normal kat seviyesinde demir profil kurulmuş ve çatı örtüsü örtülmüş vaziyette iken 09.01.2014 tarihli inşaat durdurma zaptıyla mühürlenerek durdurulduğu, sanık hakkında Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/1124 sayılı soruşturması ile 11.03.2014 tarihinde iddianame düzenlendiği, davanın Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/245 Esas sayılı dosyasında görüldüğü, kovuşturma aşamasında yapılan keşifte sanığın mühürlenen inşaatı devam ettirdiğinin tespit olunduğu, böylece sanığın imar kirliliğine neden olma suçunun hukuki kesintiye uğramasından sonra inşaata devam ederek yeniden imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mühür Bozma Suçuna Yönelik
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. İmar Kirliliğine Neden Olma Suçuna Yönelik
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
i. Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/245 Esas ve 2014/449 Karar sayılı dosyası bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın keşif tutanağında, nisan ayında mutfak fayanslarını yaptırdığını beyan ettiği ve aynı zamanda inşaat durdurma zaptı düzenlendiği tarihte çekilen fotoğraflar ile Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesince bilirkişi marifetiyle temin edilen fotoğraflar kıyaslandığında sanığın inşaat durdurma zaptından sonra da inşaata devam ettiğinin anlaşıldığı, böylece sanığın iddianame düzenlendiği tarihten itibaren hukuki kesintiden sonra inşaata devam etmek suretiyle yeniden imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği şeklindeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
ii. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde isabetsizlik görülmemiştir.
iii. Sanık hakkında verilen hüküm 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adli para cezasına çevrilmiş olmakla aynı Kanun’un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme müessesesinin uygulanamayacağı anlaşılmıştır.
2. Sair Sebepler Yönünden
Hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B-2) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.