Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/17689 E. 2023/25431 K. 07.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17689
KARAR NO : 2023/25431
KARAR TARİHİ : 07.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/902 E., 2016/5 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 29 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle hükmü açıklayarak, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddeleri uyarınca 940,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; sanığın gönderdiği mesajlarda herhangi bir suç kastı olmadığına, bu ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, haksız tahrik etkisiyle katılanın telefonuna mesaj göndermek suretiyle hakaret suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, hükmün açıklanmasına neden olan hakaret ve tehdit suçları ile temyiz incelemesine konu hakaret suçunun önceden de uzlaşma kapsamında bulunduğu gözetilip tebliğnamede bu hususlarda bozma isteyen görüşe iştirak edilmeyerek, aşağıdaki temyiz sebepleri dışında başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, ihtarlı tebligatın sanığın bilinen son adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın iadesi üzerine Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi gerektiği halde sanığa yöntemine uygun şekilde yeniden duruşma tebligatı tebliğ edilmeden, yokluğunda hükmün açıklanmasına karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2. Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, deneme süresi içinde işlediği yeni suçtan mahkûm olup, bu kararın kesinleşmesiyle yapılan ihbar üzerine mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasına göre önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği ve seçimlik ceza öngören suçlarda tercih edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeyerek hükmolunan hapis cezasının paraya çevrilmesi,
3. 15.10.2012 tarihli mesaj tespit tutanağındaki mesajlarda geçen hangi sözlerin hakaret suçunu oluşturduğunun kabul edildiği açıklanmaksızın, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması,
4. Hükümde özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesi yerine, aynı Kanun’un genel tahrike dair 29 uncu maddesinin uygulanması,
5. Hüküm kurulurken hesap hatası yapılarak, sonuç adli para cezasının “920,00 TL” yerine “940,00 TL” olarak fazla tayin edilmesi,
6. 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğunun belirlenmesi nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.