Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/15913 E. 2023/25457 K. 11.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15913
KARAR NO : 2023/25457
KARAR TARİHİ : 11.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/764 E., 2016/97 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Sanık hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından neticeten hükmolunan 2.000,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararlarının tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarıdan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece; sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve aynı maddenin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi 62 nci maddesi, 52 nci maddesi gereğince 8.840,00 TL adli para cezası ile, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile, mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi gereğince 2.000,00 TL adli para cezası ile, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin; suçlamayı kabul etmediği, yasaya aykırı olarak ceza verildiği bu nedenle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın; yanında inceleme dışı sanık ile birlikte saat 23:30 sıralarında geneleve gittikleri, saat nedeni ile kapalı olduğunun söylenmesi üzerine yaşanan tartışmada sanığın güvenlik görevlisi katılan …’in yüzüne vurmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı, sanıkların görevlilere ana avrat sinkaflı sözler sarf etmek suretiyle hakaret ettikleri, genelevin kapısını tekmeledikleri ve olay yerinden uzaklaştıkları, daha sonra ilerleyen saatlerde tekrar geldikleri ve sanıkların yanında getirdikleri sopalarla nöbet kulübesinin camlarını kırdıkları, şikâyetçi …’in polise ihbarda bulunduğu, olay yerine gelen polis memurlarına ana avrat sinkaflı sözler sarf etmek suretiyle hakaret ettikleri, “Hiçbirinizi …’de barındırmam, bizim kim olduğumuzu bilmiyorsunuz, hepiniz ile tek tek görüşeceğim.” gibi sözler sarf etmek suretiyle görevlilere direndikleri, sanık …’in eline kırık cam parçası aldığı, inceleme dışı sanığın yanında getirdiği çapayı görevlilere göstererek tehdit ve hakaret içeren sözleri sarf etmeye devam ettiklerinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; iddia, savunma, şikâyetçi ve katılan beyanları ile tanık anlatımları, tutanaklar, doktor raporları ve tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçları işlediği kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Kasten Yaralama ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Hükümlerin tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Katılanlar ve şikâyetçilerin aşamalardaki uyumlu anlatımları; bu anlatımları destekler tanık beyanları, olay tutanağı ve adli muayene raporları ile tüm dosya kapsamı karşısında, suçların sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkûmiyeti yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinin yerinde olduğu anlaşılmakla sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla kişiye karşı ve silahtan sayılan cam parçası kullanmak sureti ile gerçekleştirmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve aynı Kanun’un 43 üncü maddesi uygulanmamış ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı,
Cezaların eleştiri dışında kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sair yönlerden yapılan incelemede de hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
A. Kasten Yaralama ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Yerel Mahkemece verilen hükümlerde öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.