YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3843
KARAR NO : 2023/5010
KARAR TARİHİ : 24.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/317 E., 2021/47 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılardan … ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, dava konusu 11600 parsel … taşınmaz üzerindeki 12 daire, 11597 parsel … taşınmaz üzerindeki 6 daire ile 3610 ve 3611 parsellerde kayıtlı fındık bahçelerinin muris … …’na ait olduğunu, miras bırakanın 2009 yılında ölümünden sonra taşınmazların mirasçılara intikal ettiğini, davalının taşınmazlar üzerinde tasarrufta bulunup gelirlerinden faydalanmasına rağmen müvekkillerine bu zamana kadar herhangi bir pay vermediğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ait (hisselerine düşen) 19.000,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28/05/2015 tarihli ve 2013/392 Esas, 2015/282 Karar … kararıyla; davacıların ecrimisil talepli davalarının kısmen kabulü ile toplam 164.817,95 TL ecrimisil bedelinin 19.000,00 TL’sinin dava tarihi olan 02/10/2013 tarihinden itibaren, 145.817,95 TL’sinin ıslah tarihi olan 02/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.03.2019 tarihli ve 2018/2847 Esas, 2019/3348 Karar … ilamıyla; “…Somut olayda, davacılardan … ve … tarafından verilen 28.10.2014 tarihli dilekçe ile (dava konusu taşınmazlara yönelik) talep edilen ecrimisil bedel ve dönemleri ayrıntılı şekilde yazılmış olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu dilekçenin dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Aynı şekilde dava konusu 11597 parselde bulunan 5 No.lu bağımsız bölüm 17.12.2012 tarihinde müteveffa … …’nun (davacılar, davalı ve dava dışı) mirasçıları tarafından 1/8’er hisse ile satın alınmasına rağmen ilgili raporda davacıların hissedar olmadıkları 11.02.2009 ila 17.12.2012 tarihleri arasının da hesaplamaya dahil edildiği görülmektedir.
Bu durumda mahkemece usuli müktesep hak gözetilmek suretiyle, dava konusu 11600 parsel ile 11597 parselde bulunan bağımsız bölümlere yönelik ( 5 nolu bağımsız bölüm hariç) 11.02.2009 ila 02.10.2013 dönemlerine ilişkin davacılar … ve … tarafından dosyaya ibraz edilen 28.10.2014 tarihli dilekçedeki talepler ile bağlı kalınarak (bu davacılar yönünden) bilirkişilerden ek rapor alınması suretiyle ecrimisil hesaplanmasının yapılması, ayrık tutulan 11597 parselde bulunan 5 nolu bağımsız bölüm açısından da (yine) yukarıda ifade edilen dilekçe içeriği dikkate alınarak davacıların taşınmaz üzerinde bulunan hisse oranları ve 17.12.2012 ile 02.10.2013 tarihlerini kapsar şekilde sorumlu olunan ecrimisil miktarının tespit edilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu ile yetinilerek sonuca gidilmiş olması isabetsiz olmuştur…” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusuna denetime elverişli bilirkişi raporu alındığı, davacılardan …’na Sakarya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/409 Esas, 2020/716 Karar … kararı ile …’nun vasi olarak atandığı, vasinin 15/10/2020 tarihli duruşmaya haberdar olmasına rağmen mazeretsiz olarak gelmediği ve 3 aylık yasal süre içerisinde de davasını yenilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacılardan … … ve … yönünden toplam 76.199,072 TL’nin davalıdan tahsiline, davacılardan … yönünden ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılardan … ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılardan … (özetle),
1. Vasi …’na yapılan gerekçeli karar tebligatının usulsüz olduğu,
2. Açılmamış sayılması kararının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili (özetle),
1. Açılmamış sayılması kararına itirazlarının bulunmadığını,
2. Mahkeme kararının gerekçeden yoksun olduğunu,
3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını,
4. Dosya kapsamına göre ecrimisilden sorumlu tutulamayacaklarını,
5. Murisin bir takım borçlarının vekil edeni tarafından ödendiğini,
6. Taleple bağlılık kurulunun ihlal edildiğini,
7. Yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilmediğini,
8. Yazılı beyanları araştırılmadan karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
2. 4721 … … Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” kenar başlıklı 995 inci maddesi,
3.6100 … Kanun’un “Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması” kenar başlıklı 150 nci maddesi,
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken, hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde görülmediğinden reddine,
2. Davacılardan …’nin temyiz itirazlarına gelince;
a) Somut olayda, mahkemece, davacılardan … vasisi …’nun 15.10.2020 tarihli duruşmaya dava ve duruşmadan haberdar olmasına rağmen katılmadığı, herhangi bir mazeret bildirmediği ve davacı adına vesayeten kendisini bir vekille de temsil ettirmediği gerekçesiyle davacılardan … yönünden dosyasının 6100 … Kanun’un 150 nci maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına 03.12.2020 tarihli duruşmada da davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
b) Davacı … vasinin 15.10.2020 tarihinde yenileme dilekçesi vermesine rağmen ilgiliye 03.12.2020 tarihli duruşma gününün tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
c) Hal böyle olunca, yenileme dilekçesinin süresinde verildiği gözetilerek, dosyanın yeniden işleme alınmak suretiyle ilgiliye yeniden duruşma günü için tebligat yapılması ve yargılamaya devam edilmesi gerekirken davacı … yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yukarıda V.C.3.1 inci paragrafında açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE;
V.C.3.(2.a.) ve devamındaki bentlerde açıklanan nedenlerle davacılardan …’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.