YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28106
KARAR NO : 2013/30178
KARAR TARİHİ : 28.11.2013
Yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine, katılan sanık …’in ise yaralama suçundan beraatine dair, … 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 13/07/2007 tarih ve 2007/82 esas, 2007/536 karar sayılı hükmün, müşteki sanık … tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 21.05.2012 tarih ve 2010/9600 esas, 2012/12010 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Katılan sanık …’e yüklenen yaralama suçundan zarar gördüğü iddia olunan ve duruşmada şikayetçi olduğunu bildiren müşteki …’a 5271 sayılı Yasanın 237-238. maddelerine aykırı hareket edilerek davaya katılma talebi olup olmadığı sorulmadan karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve müşteki sanık …’un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,” karar verilmiştir.
I-İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/08/2012 tarih ve 2008/112879 sayılı yazısı ile;
“…Yine Ceza Muhakemesi Kanununun 237. maddesi, kamu davasına katılmayı “Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler. Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır.” hükmü ile aynı yasanın 238. maddesi ise katılma usulünü “ Katılma, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun tutanağa geçirilmesi suretiyle olur….” şeklinde hüküm altına almıştır.
Somut olayda;
Müşteki sanık … ile müşteki sanık … arasında meydana gelen olaylar sebebiyle yapılan soruşturma sırasında mağdur … …’den şikayetçi olmuş yargılama sırasında da ısrarla … hakkında ki şikayetini devam ettirmiştir. Tüm soruşturma ve kovuşturma şikayetçi olduğunu belirten mağdure …’un katılma arzusunu ortaya koyan isteği katılma talebi olarak kabul edilmelidir. Müşteki …’nun tüm temyiz dilekçesi kapsamı nazara alındığında da katılan sanık …’e yüklenen yaralama suçundan verilen beraat kararına yönelik bozma taleplerini içeren temyiz dilekçesinin usulüne uygun olarak karara bağlanmayan katılma isteği hususunda da Yüksek Yargıtay tarafından CMK.nun 237/2. maddesi uyarınca bir karar verilmesi talebini de içerdiği anlaşılmalıdır.
Sonuç ve istem : Yukarıda açıklanan gerekçelerle Yüksek Dairenizin 21/05/2012 tarih ve 2010/9600 E. 2012/12010 K. sayılı “BOZMA” kararının itirazen kaldırılması, CMK.nun 237/2. maddesi uyarınca katılma talebi hususunda karar vererek esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılması, itiraz yerinde görülmez ise dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 21.05.2012 tarih ve 2010/9600 esas, 2012/12010 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
İncelenen dosya içeriğine göre, müşteki sanık …’un, 25/05/2007 tarihli oturumda katılan sanık …’den şikayetçi olduğu, ancak mahkemece CMK’nın 238/2. maddesine aykırı olarak katılma hakkının hatırlatılmadığı, yapılan yargılama sonucu …’in beraatine karar verildiği ve bu kararı müşteki sanık …’un temyiz ettiği anlaşıldığından, Ceza Genel Kurulu’nun 19.06.2012 tarih ve 2012/2–638- 2012/238 sayılı kararı da gözetilerek, 5271 sayılı CMK’nın 237 vd. maddeleri uyarınca katılma iradesini ortaya koyan müşteki sanık …’un, davaya katılmasına karar verilerek, … 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 13/07/2007 tarih ve 2007/82 esas, 2007/536 sayılı kararın yeniden incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a- Katılan sanık …’a yükletilen yaralama, hakaret ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
b- Katılan sanık … hakkında yaralama suçundan, kurulan beraat hükmünün de, usul ve yasaya uygun bulunduğu,
Anlaşıldığından, katılan sanık …’un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, itiraz yazısına uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.