Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/5199 E. 2023/7399 K. 09.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5199
KARAR NO : 2023/7399
KARAR TARİHİ : 09.11.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçinin temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun, sair fesih iddiaları ile birlikte yurt dışında yaşadığını, yapılan kıymet takdiri ve satış ilanı tebligatlarının yurt dışı adresine gönderilmediğinden usulsüz olarak tebliğ edildiğini ileri sürerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince; davanın reddi ile borçlu aleyhine ihale bedelinin % 5’i oranında para cezasına hükmedildiği, şikayetçi borçlunun istinaf yoluna başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 134/2. maddesinde; “İhalenin feshini, Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşulu ile icra mahkemesinde şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilirler” hükmüne yer verilmiştir.
Şikayetçi asilin kendisini vekille temsil ettirmesi halinde dahi anılan maddede belirtilen bu koşulun yerine getirilmesi gereklidir. Zira vekilin vekaletten çekilmesi ihtimali gerçekleştiğinde şikayetçi asile yapılacak tebligatlar ve işin sürüncemede kalmaması için “yurt içinde adres gösterme koşulu” yerine getirilmelidir.
İİK’nun 134/2. maddesindeki bu düzenlemenin hükümet gerekçesine bakıldığında; “ihaleye iştirak edenlerin şikayet yoluyla ihalenin feshini isteyebilmeleri için yurt içinde adres göstermeleri zorunluluğu getirilmek suretiyle kötü niyetli isteklilerin önüne geçilmesinin amaçlandığı” belirtilmiştir. Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarına göre ise, yurt içinde adres gösterme koşulu, ihalenin feshini isteyen üçüncü kişiler için aranmakta olup, takip dosyasında adresi mevcut olan alacaklı ve borçlu için anılan şart aranmamaktadır. Ancak, bu durum, takip dosyasında yurt içinde bir adresin mevcut olması ve ihalenin feshi istemine ilişkin başvuru dilekçesinde hiç adres gösterilmemesi hali içindir. Taraflar şikayet dilekçesinde, yurt dışında bir adres göstermişse, bu durum açıkça anılan maddedeki “yurt içinde adres gösterme” zorunluluğuna aykırılık teşkil edecektir.

Somut olayda, şikayetçi vekilinin dava dilekçesinde müvekkilinin yurt dışında ikamet ettiğini belirttiği ve aynı vekilinin vekaletnamesinde davacının yurtdışı adresinin yer aldığı görülmektedir.
Buna göre, Bölge Adliye Mahkemesince; söz konusu taşınmaz yönünden ihalenin feshi istemini esastan reddeden ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek, İİK’nun 134/2. maddesindeki koşulu taşımayan dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekir ise de, sonuçta istinaf istemi reddedildiğinden bu husus sonuca etkili görülmemiştir.
Ancak, İİK’nın 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Buna rağmen ilk derece mahkemesince, şikayetçi aleyhine taşınmazın ihale bedelinin % 5’i oranında para cezasına hükmolunması isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesince; HMK’nun 353/1-b-2 ve 356. maddeleri gereğince, ilk derece mahkemesi kararının, para cezası kaldırılmak suretiyle düzeltilip yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmediği anlaşılmış olmakla, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenler ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 24/05/2023 tarih ve 2022/2526 E. – 2023/734 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca re’sen KALDIRILMASINA, Malatya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 13/09/2022 tarih ve 2022/235 E – 2022/380 K. sayılı kararının hüküm bölümünün para cezasına ilişkin (2) nolu bendinin tamamen silinerek karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.11.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.