Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16642 E. 2023/1285 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16642
KARAR NO : 2023/1285
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1051 Esas, 2021/60 Karar
HÜKÜM/KARAR : Ret – Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/892 Esas, 2017/11242 Karar

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; davacının eşi olan …’in sevk ve idaresindeki araç ile tek yanlı olarak neden olduğu 19.07.2016 tarihli kazada öldüğünü belirterek 25.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, 01.06.2015 tarihinde değiştirilen yeni genel şartların A-6 d maddesine göre destek şahsın kusuruna karşılık gelen tazminatın poliçe kapsamı dışında olduğunu, bu nedenle davacının tazminat talep hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; desteğin kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin 2918 sayılı KTK’nda teminat dışı bırakıldığını, KTK 92 nci maddesinde yapılan değişiklikle genel şartlarda geçen “destek şahsının kendi kusuruna denk gelen destek tazminat talepleri” kasıtlı olarak madde kapsamına alınmadığını, dava konusu olayın teminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ancak davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, KTK’na aykırı olan yönetmeliğin de altında yer alan tebliğ hükmündeki genel şartların hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olacağını, kanunda yer almayan bir hususun genel şartlar ile teminat dışı bırakılmaya çalışıldığı genel şartların uygulanmaması gerektiğini, aksi halde Anayasa’nın 152/2. maddesi ile KTK 90. ve 90/i maddesi gereğince Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapıldığı, kaza tarihi itibariyle KTK m. 92 yapılan değişikliğin yürürlüğe girmiş olmasına ve kazaya karışan aracın rizikosunu teminat altına alan poliçenin 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenmiş olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin 2918 sayılı KTK’da teminat dışı bırakılmadığı iddiasıyla davanın kabulü gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.