YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/676
KARAR NO : 2023/7301
KARAR TARİHİ : 29.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/448 E., 2018/1250 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye yardım etme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İncelemeye konu dosya, sanık … … hakkında maktul …’a karşı kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin Dairemizce 12.01.2021 tarihinde karar verilen 2020/1760 Esas ve 2021/56 Karar sayılı dosya ile bağlantılıdır.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2018 tarihli ve 2016/441 Esas, 2018/70 Karar sayılı kararı ile sanıklar…ve … hakkında maktul …’a karşı kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanıkların ayrı ayrı 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.10.2018 tarihli ve 2018/448 Esas, 2018/1250 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan yukarıdaki hükümlere yönelik sanıklar ve müdafiilerinin istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla; sanıklar…ve … hakkında maktul …’a karşı kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi yollaması ile aynı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanıkların ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan Tebliğname ile sanıkların müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekirken, yardım eden olarak kabul edilmeleri suretiyle eksik ceza tayini ve kabule göre de; yardım eden sıfatı ile cezalandırılmalarına karar verildiği halde, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi yollaması ile mahkûmiyetlerine karar verilerek çelişkiye düşülmesi nedenleriyle hükümlerin bozulması görüşü ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … vekilinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, suçun tasarlanarak işlendiğine, sanıkların müşterek fail olarak kabul edilmeleri gerektiğine, haksız tahrikin bulunmadığına, eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.
B. Sanıklar…ve … müdafiinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanıkların suça yardım eden olarak iştirak etmediklerine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi kanaatte haksız tahrik indiriminin en üst sınırdan uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıklar , … ve dava dışı …’in kardeş oldukları, maktul … ile aralarında önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü sanık …’in parkta bulunan maktulün yanına giderek tabanca ile birden fazla kez ateş etmek suretiyle öldürdüğü, bu sırada …’in yanında olan sanıklardan …’in; “Kafasına da sık!” diyerek …’i teşvik ettiği, …’nın ise yerdeki maktule tekme attığı ve birlikte olay yerinden kaçtıkları, sanıklar…ve …’nın, …’in öldürme eylemine yardım eden olarak iştirak ettikleri, sanıklar lehine haksız tahrikin bulunmadığı kabul edilmiştir.
2. Sanıkların savunmaları, dava dışı sanıkların beyanları, katılanların ve tanıkların anlatımları, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, sanık … hakkındaki bağlantılı dosya, taraflar arasındaki husumete ilişkin soruşturma evrakları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
3. Maktul …’ın kesin ölüm sebebine ilişkin olarak düzenlenen 19.04.2015 tarihli otopsi raporuna göre;
“Kişiye 4 adet mermi çekirdeği isabet etmiş olup her birinin ölümüne etki edecek özellikte olduğu, kişinin ölümünün ateşli silah yaralanmasına bağlı kafatası delinmesi, beyin kanaması, akciğer ve karaciğer delinmesinden gelişen kanama sonucu meydana gelmiş olduğu” tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan duruşmalı inceleme neticesinde, olayın gelişimi kısmen İlk Derece Mahkemesi ile benzer kabul edilmekle birlikte, sanık …’in, …’e; “Kafasına da sık!” dediği, …’nın ise maktule tekme attığı şeklindeki eylemlerin sabit kabul edilmediği, sanıklar…ve …’nın sadece asli fail …’in öldürme eyleminin icrası sırasında onun yanında bulunarak …’in suç işleme iradesini kuvvetlendirmek suretiyle öldürme suçuna yardım eden olarak iştirak ettikleri ve yine maktul ile aralarındaki önceye dayalı husumet nedeniyle sanıklar lehine haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiği kabul edilerek, buna göre yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Soruşturma aşamasında olaydan hemen sonra dinlenilen ve doğrudan görgüye dayalı bilgi sahibi olan tanıkların, sanık …’in, …’e; “Kafasına da sık!” dediği, sanık …’nın ise yerdeki maktule tekme attığından bahsetmedikleri halde, sonradan değişen çelişkili beyanlarında bu iddialara da yer verdikleri anlaşılmakla, sanıklar … ve ………..,’in, asli fail …’in öldürme eyleminin icrası sırasında onun yanında bulunarak …’in suç işleme iradesini kuvvetlendirmek şeklinde sabit görülen eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında kasten öldürme suçuna yardım eden olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
1. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, taraf ve tanık beyanları ile eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanıkların, maktulü öldürme kararını ne zaman aldıklarının ve bu kararı verdikten sonra aradan soğukkanlılığa kavuşacak kadar makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararlarında sebat ettiklerinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanıklar aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının oluşmadığı, önceye dayalı husumet nedeniyle sanıklar lehine asgarî oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdîre göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği,
sanıkların eylemleri ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği anlaşıldığından, düzeltme nedeni dışında katılan … vekili ile sanıklar…ve … müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Maddi hata yönünden;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe kısmında sanıkların 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında kasten öldürme suçuna yardım eden olarak kabul edildiklerinin belirtildiği ve cezalarından bu madde gereğince isabetli şekilde indirim uygulandığı, hükmün ilk paragrafında 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi yollaması ile ibaresinin yazılmasının maddi hatadan ibaret olduğu anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmayarak, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle katılan … vekili ile sanıklar…ve … müdafiinin temyiz istemleri maddi hata yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.10.2018 tarihli ve 2018/448 Esas, 2018/1250 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezanın belirlendiği fıkradan “5237 sayılı Yasa’nın 37. maddesi yollamasıyla” ibaresinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.11.2023 tarihinde karar verildi.