YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12656
KARAR NO : 2023/1164
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi)
HÜKÜM/ KARAR : Asıl Davanın Kısmen Kabulü- Birleşen Davada Karar Verilmesine
Yer Olmadığı
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nce kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen dava hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı dahili davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl davanın dava dilekçesinde; davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacının idaresindeki araca çarpmasıyla 03.09.2004 tarihinde meydana gelen kazada aracın kullanılamaz hale geldiğini, davacının ağır biçimde yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 18.000,00 TL’lik araç hasar bedelinin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 05.11.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle, davasını tümden ıslah ederek, 10.000,00 TL. geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.000,00 TL. tedavi ve bakım gideri, 4.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen davanın dava dilekçesinde; asıl davaya konu kazada ağır hasar gören davacıya ait araç için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 18.000,00 TL. maddi tazminatın, kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … A.Ş. vekili, davalı …. Şti. vekili ve davalı … cevap dilekçelerinde; davaya konu kazada davacı sürücü kusurlu olduğundan davalıların zarardan sorumlu olmadıklarını, istenen tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Dahili davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; kurumun davaya dahil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davadan önce kuruma başvuru şartı yerine getirilmediğinden davacının talep hakkının olmadığını, kaza tarihi de dikkate alındığında davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.10.2010 tarihli ve 2005/529 Esas, 2010/263 Karar sayılı kararı ile; birleşen davanın 20.01.2007 tarihi itibariyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409 üncü maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına; asıl davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL iş göremezlik tazminatı, 3.701,69 TL tedavi gideri toplamı olan 13.701,69 TL maddi tazminatın, dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline; 2.000,00 TL manevi tazminatın davalılar … ve … Un Fabrikası Ltd. Şti’den dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı …. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 08.03.2012 tarihli ve 2011/1126 Esas, 2012/3692 Karar sayılı kararı ile; “davacının yaşı ve meslek grubu dikkate alınarak maluliyet raporunun İstanbul Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu’ndan SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğü’ne uygun olarak alınması gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 10.07.2014 tarihli ve 2012/310 Esas, 2014/473 Karar sayılı kararı ile; birleşen davada, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin önceki hüküm temyiz konusu edilmeyip kesinleştiğinden bu dosya ile ilgili ayrıca karar verilmesine yer olmadığına; asıl davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL iş göremezlik tazminatı, 3.701,69 TL tedavi gideri toplamı olan 13.701,69 TL maddi tazminatın, dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline; 2.000,00 TL manevi tazminatın davalılar … ve … Un Fabrikası Ltd. Şti’den dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen (ilk bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davalı …. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 06.02.2017 tarihli ve 2014/19812 Esas, 2017/1022 Karar sayılı kararı ile; “haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü esas alınarak, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi; yargılamanın devamı sırasında yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun’un 59 uncü ve geçici 1 inci maddesi gereği …’nun sorumluluğuna geçen tedavi giderlerinin de dava konusu olduğu gözetilerek, SGK’nın davaya dahil edilmesinin sağlanması suretiyle yargılamaya devam edilip karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davada davalılar Ak Sigorta A.Ş. Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi ve … yönünden önceki karar kesinleşmiş olduğundan, yeniden karar verilmesine yer olmadığına, diğer talepler yönünden davanın kısmen kabulü ile 3.027,00 TL. tedavi giderinin davalı SGK’dan tahsiline; 973.00 TL. tedavi gideri, 1.482,31 TL geçici iş göremezlik ve 8.000,00 TL sürekli iş gücü kaybı olmak üzere toplam 10.455,31 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …. Şti’den tahsiline, fazla isteğin reddine; manevi tazminata ilişkin önceki hüküm ve birleşen davaya ilişkin önceki hüküm kesinleştiğinden bu hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı SGK vekili; davacının davadan önce kuruma başvuru yapıp alacağı cevaba göre dava yoluna gitmesi zorunlu olduğu ve bu başvuru yapılmadığı halde davaya dahil edilmelerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sadece belgeli tedavi giderlerinden sorumlu oldukları halde belgesiz giderler için de sorumluluk kararı verilmesinin hatalı olduğunu, kuruma başvuru ve dava hakkının zamanaşımına uğradığı gözetilmeden karar verilmesinin de yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; asıl davada davalı … şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın davacıya çarpmasıyla oluşan trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle iş gücü kaybı tazminatı, tedavi gideri ve manevi tazminat; birleşen davada davalı … şirketi tarafından İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın davacıya ait araca çarpmasıyla oluşan trafik kazası nedeniyle araç hasar bedeli talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 ve 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85,86,98 inci maddesi, 6111 sayılı Kanun’un 59 ve geçici 1 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; özellikle, 6111 sayılı Kanun ile davalı kurumun sorumluluğunda olduğu kabul edilen tedavi giderlerinin tahsili bakımından, davadan önce kuruma başvuru yapılmasını zorunlu kılan yasal düzenleme bulunmadığı, konusunda uzman bilirkişi heyetinin 09.05.2014 tarihli raporuyla, belgeli sağlık giderlerinden davalı kurumun sorumlu olduğu kalemlerin usulünce denetlenip hesaplanmış ve bu raporun hükme esas alınmış olduğu, 03.09.2004 tarihli kazadan doğan zarar için, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı ve yargılamanın devamı sırasında yürürlüğe giren yasal düzenlemeler gereği yasal hasım haline gelen SGK bakımından zamanaşımına ilişkin ayrı bir düzenlemenin de bulunmadığı anlaşılmakla; dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle dahili davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca dahili davalı …’ndan harç alınmamasına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.