Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/23308 E. 2023/234 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23308
KARAR NO : 2023/234
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/134 Esas 2021/121 Kararo Sigorta AŞ. vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 30/10/2008
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ile davalılardan Anadolu Anonim Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan … Turizme ait, davalı … sevk ve idaresindeki, davalı …tarafından sigortalı bulunan otobüs ile diğer davalılardan …’a ait, davalı …’un sevk ve idaresindeki, davalı Ergo Sigortaya sigortalı davacının da içinde bulunduğu araçların karıştığı kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını iddia ederek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydıyla 4.000,00 TL maddi 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı …vekili cevap dilekçesinde; söz konusu otobüsün şirketleri tarafından sigortalandığını, kaza tarihinde her ne kadar araç sigortalı olmuş ise de poliçenin devreye girebilmesi için kaza anında davacının otobüste olması gerektiğini, davacının otobüste olmadığını, diğer araçta bulunduğunu, bu sebeple her hangi bir tazminat ödemesinin söz konusu olamayacağını, manevi tazminatların trafik sigortası teminatı dışında kaldığını, tedavi giderlerinin fatura ve hastane raporları ile belgelendirilmesi gerektiğini, kendilerine açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Ergo İsviçre Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının içinde bulunduğu aracın şirketleri nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkili olduğu şirketin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayda davacının içinde bulunduğu aracın her hangi bir kusurunun bulunmadığını, asıl kusurlu olanın seyahat firmasına ait olan araçta olduğunu, kaza tespit tutanağında asli kusurlardan birini işlediğinin tespit edildiğini, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının içinde bulunduğu aracın sürücüsü olduğunu, diğer davalı … ‘ ın kusurlu olduğunu, söz konusu kazada en büyük zararı görenlerden birinin müvekkili olduğunu, haftalarca yoğun bakımda yattığını, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08/09/2015 tarihli ve 2008/429 Esas, 2015/759 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Anadolu Anonim Sigorta A.Ş ve … vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18/10/2018 tarihli ve 2015/16971 Esas, 2018/9321 Karar sayılı kararıyla; “Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda aktif ve pasif dönem ayrımı yapılmamış her iki dönem için de net asgari ücret üzerinden hesap yapılmıştır. davacının pasif dönemine ilişkin tazminata esas geliri belirlenirken AGİ dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması hatalıdır. Bu nedenlerle, pasif döneme ilişkin hesaplamanın, AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden yapılması konusunda, ek rapor alındıktan sonra, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesi ile yerel mahkeme kararının davalı … lehine bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılardan Anadolu Anonim Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili bozma ilamı doğrultusunda alınan yeni rapora göre hüküm kurulması gerekirken, 2014 yılındaki verilerle yapılan hesaplamanın dikkate alınmasının hatalı olduğunu, maddi tazminat yönünden güncel karar tarihine göre ilam vekalet ücretinin hüküm altına alınması gerekirken aksi yönde uygulama ile yeniden hesaplama yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu kararın bu nedenlerle bozulması gerektiğini temyize getirmiştir.

2.Davalı … A.Ş. vekili usulü müktesep hak dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, kendilerinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müştereken ve müteselsilen hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçeleri ile mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları araçların karıştığı kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ile davalılardan Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine,
11.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.