Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/23050 E. 2023/569 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23050
KARAR NO : 2023/569
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/784 E. 2015/1132 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin … ‘in kullandığı motosiklette yolcu konumunda iken 06.10.2001 taihinde …’a ait araçla karıştığı kaza neticesinde … ‘in vefat ettiğini, müvekkilinin ise yaralandığını, davalı … ve …’in, müteveffa … ‘in mirasçıları olduğunu, davalı Akdeniz Sigortanın davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin sigortacısı, Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketinin ise …’a ait araca ait sigorta şirketi olduğunu, kaza nedeni ile davacının 2,5 ay iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL manevi tazminat, 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili; talepler nedeni ile sigorta şirketlerine başvuru yapılması gerektiğini, kazada kusurlu olmadığını, diğer sürücünün dikkatsizliği nedeni ile kazanın meydana geldiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı … vekili; zamanaşımı defi’nde bulunduklarını, gerekli belgeler ile kendilerine başvuru yapılmadığını bu nedenle temerrüt oluşmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermedikleri için yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı … davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2012 tarihli ve 2004/213 Esas ve 2012/123 sayılı kararıyla; “hükme esas alınan kusur raporu ile davaya konu kazada davalı …’ın % 75 oranında, … ‘in ise % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacının maluliyet oranın belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumundan alınan raporda Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri gereği % 14,3 oranında malul kaldığının belirlendiğini, hesap bilirkişisinin verdiği rapor neticesinde, davacının çalışmadığı günler için zararının 1.776,57 TL olduğunu, maluliyeti nedeni ile 50.579,73 TL olmak üzere toplam 52.356,30 TL zararı olduğunun tespit edildiğini, ancak ıslah edilen kısım bakımından taleplerin zamanaşımına uğradığı” gerekçesi ile dava dilekçesinde talep edilen 5.000,00 TL maddi tazminatın kabulü ile davacının çektiği üzüntü ve sıkıntı nedeni ile de 3.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 2013/16776 Esas, 2013/17254 Karar sayılı ilamında; 1. mahkemece davacı vekili tarafından ibraz edilen ıslah dilekçesi davalılardan Akdeniz Sigorta iflas masasına usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiştir. Mahkemece öncelikle bu davalıya ıslah dilekçesinin tebliği ile sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir,

2. Davalılardan …’e ıslah dilekçesi tebliğ edilmiş, bu davalı ıslaha ilişkin zamanaşımı def’inde bulunmamıştır. Süresinde ve haklı olarak yapılan zaman aşımı def’i sadece onu ileri süren taraf lehine hukuki sonuç doğurur. Zamanaşımı def’inde bulunmayan davalı, diğer davalının öne sürdüğü zaman aşımı def’inden yararlanamaz. Bu nedenle, mahkemece davalı … yönünden, zaman aşımı nedeniyle ıslah edilen kısmın reddi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.

3.Davacının temyiz nedenlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığı” gerekçeleri ile bozma kararı verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “usul ve yasaya uygun bozma kararına uyulduğunu, davalılardan iflas eden Akdeniz Sigortanın iflas işlerini yürüten Kadıköy iflas müdürlüğü 2003/3 sayılı dosyası iflas idare memuruna usulüne uygun duruşma günü tebliğ edildiğini, alınan hesap raporu ile davacının 2.356,30 TL zararının tespit edildiğini, davalılardan …’in ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı def’i olmadığından 52.356,30 TL maddi tazminattan sorumlu tutulduğunu, diğer davalılar yönünden ise 5.000,00 TL maddi tazminattan sorumlu oldukları gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 5.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … haricindeki diğer davalılardan tahsiline, 52.356,30 TL maddi tazminatın tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı …’den haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 3.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri hariç diğer davalılardan müştereken tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılardan … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı … yönünden hüküm kurulmadığını, zamanaşımı süresinin zararın öğrenildiği 25.01.2012 tarihinden itibaren başlaması gerektiği, Akdeniz Sigorta A.Ş. yönünden zamanaşımı nedeni ile red kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.

2- Davalı … temyiz dilekçesinde; gerekçeli karar dışında kendisine tebligat yapılmadığını, davayı 02.01.2020 tarihinde öğrendiğini, murisinin kazada % 25 oranında kusurlu olmasına rağmen oranlama yapılmadan alacağın tamamından sorumlu tutularak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ve manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı 06.10.2001 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun maddi tazminat ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmaya devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 ve 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1- Temyizen incelenen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davalılardan …’in tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2- Davacının, davalı Akdeniz Sigorta A.Ş’ye yönelik temyizinde;
Davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olan davalı Akdeniz Sigorta A.Ş’nin Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.02.2003 tarih ve 2003/396 E ve 2003/127 K. sayılı dosyasından iflasına karar verilmiş olup iflas kararı 20.03.2003 tarihinde kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. İstanbul Anadolu 3. İcra Müdürlüğü’nün 2003/3 İflas sayılı dosyasından gönderilen cevabi yazıda masanın kanuni temsilcisinin iflas idaresi olduğu belirtilerek iflas idare memurlarının kimlik ve adres bilgileri gönderilmiştir. Bozma ilamında davalı Akdeniz Sigorta A.Ş.’nin iflası nedeni ile kurulan iflas masasına ıslah dilekçesi tebliğ edilmediğinden ıslah dilekçesinin tebliğinin yapılması yönünde karar verilmiş olmasına ve bozma nedeni yerine getirilmemiş olmasına rağmen mahkeme tarafından ıslah dilekçesi tebliğ edilip, cevap verilmiş, zamanaşımı def’inde bulunulmuş gibi karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu nedenle Mahkemece Akdeniz Sigorta iflas masasına ıslah dilekçesinin tebliği ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bozma ilamının yerine getirilmemesi nedeni ile kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı …’in tüm davacı vekilinin sair temyiz temyiz itirazlarının reddine,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı Akdeniz Sigorta A.Ş.’ye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalı …’e yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.