YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23665
KARAR NO : 2023/570
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/464 E. – 2021/732 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının kendine ait araç ile davacının aracına çarptığını ve müvekiline ait aracın servise çekildiğini, 11.034,45 TL zarar meydana geldiğini, ayrıca aracın kaza nedeni ile lastiklerinin değiştirildiğini ve 1.190,01 TL lastik ücreti ile birlikte toplamda 12.233,46 TL zararları oluştuğunu, davacının aracının gerek sıfır gerekse 2. el piyasa değerinin yüksek olduğunu, kaza nedeni ile aracın kazalı duruma düştüğünü ve piyasa değerinde ciddi bir düşüş meydana geldiğini, bu nedenle aracın kaybolan piyasa değerinin kendi kusuru ile düşmesine sebep olan davalıdan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 250,00 TL hasar bedeli, 250,00 TL değer kaybı için toplam 500,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline talep etmiş, işlemini araç hasar bedeli için 1.190,00TL, araç değer kaybı için 4.000,00 TL olmak üzere 5.190,00 TL’ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; kazanın şoku ile kusurun kendisinde olduğunu söylediğini, ancak kazadaki kusur oranlarının tekrar tespit edilmesini talep ettiğini, değişen parçalar yenilendiği için amortisman miktarının düşülmesi gerektiğini, iddia edilen zararın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2014/532 Esas 2016/23 Karar sayılı kararıyla; davalının 05.10.2014 tarihli kazada kusurlu olduğunu, davacının toplam 15.666,45 TL zararı olduğunun belirlendiğini, ıslah miktarı ile bağlı kalınarak 4.690,01 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapanan) 17. Hukuk Dairesince, 2016/6051 E.-2016/7499K. sayılı ilamında;” davacının talep ettiği değer kaybı, aracın olay tarihindeki 2. el piyasa rayiç değeri (aracın km’si, modeli, kullanım tarzı, önceden hasarlı olup olmadığı vs gözönünde tutularak) ile aracın gerekli onarımları yapıldıktan sonraki haliyle piyasa değeri arasındaki farktır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda değer kaybı bu yönteme göre belirlenmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu bu hususta yetersiz olup hüküm kurmaya elverişli değildir. Davanın tamamının kabulüne karar verildiği halde araç hasar bedeli için 1.190,00 TL, araç değer kaybı için 4.000,00 TL olmak üzere toplam 5.190,01 TL hükmedilmesi yerine maddi hata sonucu 4.690,01 TL tazminata hükmedilmesi isabetli olamamıştır. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında araçtaki değer kaybının tespiti hususunda yeniden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir” gerekçesi iye hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararından sonra dosyaya alınan bilirkişi raporu ile aracın kazadan önceki 2. el piyasa değeri ile kazadan sonraki 2. el piyasa değeri arasında 3.000,00 TL fark olduğu, hasar bedelinin 1.190,00 TL olarak belirlendiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 1.190,00 TL hasar bedeli, 3,000,00 TL değer kaybına 05.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını belirtmiştir.
Davalı vekilince alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davaya konu aracın daha önce altı kez kaza yaptığını ve önceki kazalar nedeni ile değer kaybının olmayacağı, bozma sonrası Ak Sigorta A.Ş., tarafından 1.190,00 TL’nin 07.11.2014 tarihinde ödendiğini, hasar bedeline ilişkin talebin reddi gerektiği gerekçeleri ile temyiz yoluna başvurulmuştur.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacıya ait araç ile davalıya ait aracın 05.10.2014 tarihinde çarpması sonucu davacının aracında oluşan hasar bedeli ve değer kaybı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ilgili hükümleri,
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya ve davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.