YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30541
KARAR NO : 2023/6904
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; düşme kararının kanuna aykırı olması ve re’sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II.GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 4926 sayılı Kaçaklılıkla Mücadele Kanunu’nun (4926 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci maddesinin (a) bendi yollaması ile aynı Kanun’un 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereği belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği suçun işlendiği 30.05.2006 tarihinden itibaren hüküm tarihine kadar anılan maddelerde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Suça konu kaçak eşyanın teminat karşılığında iade edildiği anlaşılmakla eşya mevcut ise 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, mevcut değilse teminat tutarının 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Hazineye irad kaydına karar verilmesi,
4.Sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği nazara alınıp, bulundurulması bizatihi suç teşkil etmeyen dava konusu nakil aracı atın satış bedelinin sahibine iadesi yerine, yazılı şekilde Hazine adına irad kaydına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2018 tarihli ve 2018/195 Esas, 2018/328 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan suça konu eşya ile dava konusu nakil vasıtasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “Dava konusu kaçak eşya teminat karşılığı iadesine karar verildiğinden eşya mevcut ise 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, mevcut değilse teminat tutarının 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Hazineye irad kaydına” ibaresi ve devamına “Davaya konu nakil vasıtası bir adet atın tasfiye bedelinin sahibine İADESİNE,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.