YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2763
KARAR NO : 2023/5817
KARAR TARİHİ : 30.11.2023
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/214 E., 2023/232 K.
KARAR : Başvurunun kısmen kabulüyle yeniden esas hakkında hüküm tesisi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 6. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/528 E., 2022/934 K.
Taraflar arasındaki asıl davada … kadın vekili tarafından açılan boşanma ve birleşen davada davalı-davacı erkek vekili tarafından açılan boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer’ilerine karar verilmiştir.
Kararın … kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı- davalı kadın vekilinin erkeğin kabul edilen davası, tedbir nafakası miktarları ile kusur tespitine yönelik istinaf başvurunun esastan reddi ile iştirak ve yoksulluk nafakası miktarları ile maddî ve manevî tazminat miktarlarına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm tesisine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı- davalı kadın vekili dava ve birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; kadına ilgisiz davrandığını, telefonunu sakladığını, kadının rahatsızlığı nedeni ile cinselliğe ara vermek zorunda kalındığını, bu durumu erkeğin, kendi ailesi ile paylaştığını, kadını rencide ettiğini, erkeğin kadını aldattığını kadının teyzesine söyledğini, ortak çocuğa da bakmadığını ilgilenmediğini, erkeğin porno izlemek ve kadının iç çamaşırlarını giymek gibi sapkın davranışları olduğunu çocuğu anneye karşı kışkırttığını, belirterek asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin kadına verilmesine, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına, ortak çocuk yararına aylık 750,00 TL tedbir-iştirak nafakasına, kadın yararına 75.000,00 TL maddî ve 75.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-davacı erkek vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; kadının cinsel ilişkiye girmekten kaçındığını, evin temizliği, bakımı ve düzeni ile ilgilenmediğini, sürekli erkekte açık bulmaya çalıştığını, çocuğu ile ilgilenmediğini belirterek asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, erkeğin, sürekli telefonuyla vakit geçirdiği, ailesine karşı sorumsuz davrandığı, çocuğu ve eşiyle ilgilenmediği, evinin ihtiyaçlarını almadığı, sürekli telefon ve araba için para harcadığı, eşine karşı “araca gaz al da doktora götüreyim” şeklinde konuştuğu, kadına karşı güven sarsıcı hareketlerde bulunduğu, kadına küfürlü konuştuğu, kadına “mal” dediği, eşi rahatsızlandığında eşiyle ilgilenmediği, kadın “doktora gidelim” deyince, kadına “ne doktoru” şeklinde konuştuğu, benzin parasını kadından istediği, ortak çocuğa “vur oğlum annene, annenin saçını çek oğlum” şeklinde konuştuğu, kadına karşı “sen manyaksın, sen aptalsın, sen geri zekalısın, hiç bir şeyi anlamıyorsun” şeklinde konuştuğu, kadına karşı sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı bu nedenle erkeğin ağır kusurlu olduğu; kadının da evinin işlerini yapmadığı, evinde yemek yapmadığı, evini temizlemediği belirlenerek hafif kusurlu olduğu, bilirkişi raporu, ortak çocuğun yaşı, dosya kapsamındaki taraf beyanları göz önüne alınarak ortak çocuğun velâyetinin kadına verilmesi ve erkekle çocuk arasında yatılı olmayacak şekilde kişisel ilişki kurulması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, hakkaniyet ilkesi göz önüne alınarak, kadın ve çocuk yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi, kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği anlaşıldığından yoksulluk nafakasına ve çocuk yararına iştirak nafakasına, erkek, kusurlu davranışlarıyla boşanmaya ve kadının mevcut ve beklenen menfaatlerinin zedelenmesine sebep olduğundan kadın yararına maddî tazminata, yine erkek kadının kişilik hakkını saldırıya uğrattığından kadın yararına manevî tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile asıl davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, kadın yararına aylık 450,00 TL çocuk yararına aylık 400,00 TL tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına, kadın yararına aylık 500,00 TL yoksulluk nafakasına, ortak çocuk yararına aylık 450,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmesine, nafakaların her yıl TÜFE (tüketici fiyat endeksi) oranında arttırılmasına, kadın yararına 20.000,00 TL maddî, 20.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde … kadın vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı- davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi, birleşen dava da aleyhine takdir edilen vekâlet ücreti, kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarları ile nafaka miktarları yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece yapılan kusur belirlemesinde, asıl davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmesinde, isabetsizlik olmadığını, tedbir nafakasına hükmedilmesinde ve nafaka miktarlarında isabetsizlik olmadığını, kadının ve çocuğun zorunlu ihtiyaçları ve hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde, hükmedilen nafakaların miktarı az olduğundan kadın yararına aylık 1.000,00 TL yoksulluk nafakasına, ortak çocuk yararına aylık 750,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmesine, Mahkeme ilamında gerekli düzenlemenin yapılmasına, hükmedilen manevî ve maddî tazminat miktarlarının az olduğunu, kadın yararına 35.000,00 TL maddî ve 35.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davacı-birleşen dosya davalısı kadının iştirak ve yoksulluk nafakaları miktarı ile tazminat miktarlarına yönelik istinaf başvuru talebinin kabulüne, davacı-birleşen dosya davalısı kadının; erkeğin kabul edilen davası, kusur tespiti ve tedbir nafakaları miktarına yönelik istinaf başvuru talebinin İlk Derece Mahkemesinin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; çocuk yararına hükmedilen iştirak ve kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası miktarları ile maddî ve manevî tazminat miktarları yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; kadın yararına hükmedilen tazminatlar ve yoksulluk nafakasının miktarı ile çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakası miktarının dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü, 174 üncü, 175 inci, 182 inci, 327 nci, 328 inci ve 330 uncu maddeleri. 6098 sayılı Türk Boçlar Kanunu’nun 50 ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen …, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-davacı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.