YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/15005
KARAR NO : 2023/829
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/105-2022/209
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı … vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre,temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyizdilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl dava dilekçesinde davacı vekili; davacının cezaevi infaz koruma memuru olarak çalıştığını, 17.10.2005 tarihinde mesai çıkışı cezaevinin dava dışı servis sürücüsünün tam kusurlu olarak sebep olduğu trafik kazasında çok ağır surette yaralandığını ve malul kaldığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.000,00 TL iş gücü ve mutlak gelir kaybı tazminatına 17.10.2005 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalı … şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen 2007/125 Esas sayılı dava dilekçesinde davacılar vekili; asıl dava dilekçesinde anlatılan olay çerçevesinde manevi elem ve ızdırap için davacı … yönünden 75.000,00 TL manevi tazminatın, 1.000,00 TL işgücü kaybının, kazazedenin eşi için 15.000,00 TL, çocukları olan davacılar için de 5.000,00’er TL manevi tazminatın birleşen davada davalı işletenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleşen 2019/312 Esas sayılı dava dilekçesinde davacı vekil; bozma ilamından sonra 165.592,70 TL zarar hesaplandığını, asıl dava ile 92.434,12 TL talep edildiğini, bakiye kalan zarar 73.158,58 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.09.2013 tarih ve 2006/209 E – 2013/168 K. Sayılı kararı ile, 92.434,12 TL maddi tazminatın davalı … yönünden dava tarihinden itibaren, davalı … yönünden ise kaza tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … yönünden poliçede yazılı olduğu üzere 40.000,00 TL limitle sorumlu olacak şekilde davalılardan müştereken tahsili ile davacı …’ya ödenmesine, davacı … lehine 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosyanın davalısı Adalet Bakanlığından alınarak davacı …’ya verilmesine, davacı … lehine 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosyanın davalısı Adalet Bakanlığından alınarak davacı …’ya verilmesine, davacı … lehine 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosyanın davalısı Adalet Bakanlığından alınarak davacı … ‘ya verilmesine, davacı … ‘ya velayeten … ve … lehine 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosyanın davalısı Adalet Bakanlığından alınarak davacı … ‘ya velayeten … ve … ‘ya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.07.2008 tarih 2016/13001-2018/7067 sayılı kararı ile; ”…Davacı …’in çalışma gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminatın belirlenmesinde mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda; CSO 1980 yaşam tablosu dikkate alınarak davacı …’in kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresi belirlenmiş ve hesaplama yapılmış olup, karara esas alınan hesaplama, Hukuk Genel Kurulu’nun 1989/4-586 E-1990/199 sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına uygun değildir. Bu itibarla, Dairemizin yerleşik kriterlerine uygun olarak Population Masculine Et -Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacı …’in muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi gerektiği ve davacı … için takdir olunan manevi tazminatın fazla olduğu” gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece; 25.12.2019 tarih 2019/91 E – 2019/317 K. Sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının maddi tazminat alacağı olan 165.592,70 TL’den davalı … tarafından Afyonkarahisar İcra Müdürlüğünün (6.İcra dairesi) 2013/4162 sayılı dosyasında ödenen 40.000,00 TL’nin mahsubu ile bakiye 125.592,70 TL maddi tazminatın, taleple bağlı kalınarak 92.434,12 TL’sinin kaza tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … Bakanlığından tahsili ile davacı …’ya ödenmesine, davalı … hakkında açılan davanın poliçede yazılı olduğu 40.000,00 TL limitle sorumlu olduğundan ve ödeme yaptığından konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın (2007/125 E.) kısmen kabul kısmen reddine, davacı … lehine 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosyanın davalısı Adalet Bakanlığından alınarak davacı …’ya verilmesine, davacı …, … , … ‘nın talepleri hakkında mahkemenin 2006/209 esas 2013/168 sayılı kararıyla hüküm kurulduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın (2019/312 E.) kısmen kabul kısmen reddine, 31.158,58 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … Bakanlığından tahsili ile davacı …’ya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı … vekili ile birleşen davalarda davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.03.2021 tarih 2020/1448-2021/2912 sayılı kararı ile; ”…davalı … vekilinin temyizi üzerine ilk hükmün bozulduğu ve bozma ilamının kapsamı; davacı tarafın ilk hükmü temyiz etmediği ve ilk hükme esas alınan 09.08.2012 havale tarihli raporu ile asgari ücretin neti üzerinden yapılan hesaba ilişkin davacı tarafın temyizinin bulunmadığı; hesap raporundaki maddi tazminatın davacı bakımından kesinleştiği ve davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır, bozma öncesindeki 09.08.2012 tarihli hesap raporu ile davalı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını sağlayacak biçimde ve sadece önceki bozma ilamımızda belirtilen bakiye ömrün belirlenmesi yönünden PMF tablosunun esas alınması gerektiği ve davacı … için takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun şekilde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerektiği” gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ”…Bozma ilamı ile kesinleşen hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davalı … vekili lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın dikkate alındığı, davalı … hakkında açılan davanın poliçede yazılı olduğu 40.000,00 TL limitle sorumlu olduğu ve ödeme yaptığından konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, olayın gerçekleşme yeri, zamanı, şekli, davalının kusur durumu, davacı üzerinde yaratacağı üzüntü tarafların sosyal ekonomik durumları, statüleri, manevi tazminatın haksız zenginleşme ve fakirleşme aracı olmaması, hak ve nesafet kaideleri birlikte değerlendirilerek 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği” gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davacının maddi tazminat alacağı olan 92.434,12 TL’den davalı … tarafından Afyonkarahisar İcra Müdürlüğünün (6.İcra dairesi) 2013/4162 sayılı dosyasında ödenen 40.000,00TL’nin mahsubu ile bakiye 52.434,12 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … Bakanlığından tahsili ile davacı …’ya ödenmesine, davalı … hakkında açılan davanın poliçede yazılı olduğu 40.000,00 TL limitle sorumlu olduğundan ve ödeme yaptığından konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulü ile, davacı … lehine 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosyanın davalısı Adalet Bakanlığından alınarak davacı …’ya verilmesine, davacı …, … , … ‘nin talepleri hakkında mahkemenin 2006/209 Esas 2013/168 Karar sayılı kararıyla hüküm kurulduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın (2019/312 e.) reddine, karar verilmiştir.
V.TEMYİZ:
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepler
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; idareye atfedilecek kusurun bulunmadığını, kazadan dolayı davacının kimseden şikayetçi olmadığından davadan feragat ettiğini, maluliyet oranı ile tazminat miktarı sebepsiz zenginleşmeye neden olacak oranda fahiş olduğunu, kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok fahiş olduğunu ve resen dikkate alınacak nedenlerle mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası (…) poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalının işleteni olduğu araçta yolcu olan davacı …’nın meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 saylı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 ve 56 ıncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre; davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. 11.07.2008 tarihli ilk bozma ilamında ” yerleşik kriterlerine uygun olarak Population Masculine Et -Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacı …’in muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur. 03.03.2021 tarihli ikinci bozma ilamında da; ” davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır, bozma öncesindeki 09.08.2012 tarihli hesap raporu ile davalı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını sağlayacak biçimde ve sadece önceki bozma ilamımızda belirtilen bakiye ömrün belirlenmesi yönünden PMF tablosunun esas alınması gerektiği ” gerekçesiyle karar ikinci kez bozulmuştur. Ancak mahkemece uyulan bozma gereği yerine getirilmemiştir.
Davalı … vekilinin temyizi üzerine ilk hükmün bozulduğu ve bozma ilamının kapsamı; davacı tarafın ilk hükmü temyiz etmediği ve ilk hükme esas alınan 09.08.2012 havale tarihli rapor ile asgari ücretin neti üzerinden yapılan hesaba ilişkin davacı tarafın temyizinin bulunmadığı; hesap raporundaki maddi tazminatın davacı bakımından kesinleştiği ve davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır, bozma öncesindeki 09.08.2012 tarihli hesap raporu ile davalı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını sağlayacak biçimde ve sadece ilk bozma ilamında belirtilen bakiye ömrün belirlenmesi yönünden PMF tablosunun esas alınması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı … Bakanlığına iadesine,
23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.