YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/22167
KARAR NO : 2012/21756
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK’nın 184/4. maddesinin; “Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır” hükmü uyarınca mücavir alanda anılan maddenin 1. fıkrasının uygulanamaması ve 14.11.2007 tarihli yapı tatil zaptı ile 28.04.2008 tarihli bilirkişi raporunda, “suça konu yerin Kalkan Beldesi belediye mücavir alanı içerisinde kaldığının” belirtilmesi karşısında; suça konu yapının özel imar rejimine tabi yerler içinde kalıp kalmadığı da saptanarak, mücavir alanda veya özel imar rejimine tabi yerler dışında kaldığı takdirde atılı suçun oluşmayacağı gözetilmeden, eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre;
5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5 maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, YCGK’nın 03.02.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
Bu nedenle niteliği itibariyle, sanık hakkında, sabıkasız oluşu ve tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması nedeni ile 5237 sayılı yasanın 51. maddesinin uygulanması karşısında, sanığın ruhsatsız olarak inşaat yaptığı arazinin hazineye mi yoksa kendisine mi ait olduğu belirlenerek; kendi adına kayıtlı olması durumunda, sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma suçunda, yakınan ve kamunun uğradığı maddi bir zararın bulunmadığı da gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini gerektiren diğer koşulların varlığının irdelenip tartışılması gerekirken, “kurum zararının giderilmediği” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık …’in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.