Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/14672 E. 2023/10779 K. 06.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14672
KARAR NO : 2023/10779
KARAR TARİHİ : 06.11.2023

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/130 Esas, 2013/809 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.03.2013 tarihli ve 2011/500 Soruşturma, 2013/533 Esas, 2013/259 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 30.12.2013 tarihli ve 2013/130 Esas, 2013/809 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, taraflı tanık beyanları esas alınarak kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde … Köyü Muhtarı olan sanığın, köyde hasat dönemi meraya ayrılmış yerlerin biçilmesine göz yumduğu, biçildikten sonra hasata el koyduğu, köye ait meraların otunu biçilmesi ve otlatılması şeklinde satarak menfaat sağladığı iddiaları nedeniyle … Valiliği İl İdare Kurulunca hakkında soruşturma izni verildiği ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde bu suçtan mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nde (UYAP) yapılan sorgulamada; … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/314 Esas, 2015/525 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine söz konusu davanın Dairemizin 2021/6667 Esasında kayıtlı olduğu ve 23.06.2015 tarihli iddianame içeriğine göre suç tarihinin 18.08.2014 öncesi olması karşısında, bu davanın suç ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti durumu da dikkate alınıp, derdest olan davaların birleştirilmesi, suçun sübutu ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin tespiti halinde, 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddelerinin birinci fıkraları göz önünde bulundurularak, sanığa verilecek cezada 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra varsa kesinleşen davalarda verilen cezaların bu cezadan mahsup edilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Hükmolunan kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrildiği, seçenek tedbire çevrilmediği halde hüküm fıkrasında sanık hakkında uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin altıncı fıkrasına yer verilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, hükümde
belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 30.12.2013 tarihli ve 2013/130 Esas, 2013/809 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası ile 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.