YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14572
KARAR NO : 2023/3313
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2045 E., 2021/163 K.
HÜKÜM/KARAR : Davalı …’ın istinaf başvurusunun esastan reddine,
davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece
Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm
kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2011/83 E., 2019/408 K.
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı … tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı …’ın başvurunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 29.01.2011 tarihinde davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın davacılar desteği/yaya …’a çarpması sonucu ölümüne sebebiyet verdiğini, desteğin ölmeden önce asgari ücret üzerinden çalışarak para kazandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı anne … ve davacı baba … için 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı anne ve babanın her biri için 50.000,00 TL ve her bir davacı kardeş için 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiş; duruşmalar ve yargılama safahatında alınan beyanlarında davayı kabul etmediklerini, davacı yanın aracın trafik sigortacısına karşı dava açtıklarını, bu dava sonucu zararın sigorta şirketi tarafından karşılanacağını, davacılara davalı … tarafından 11.000,00 TL ödeme de yapıldığını savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu, sigorta şirketine karşı İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/436 esas sayılı dosyasında verilen kararın cebri icra yoluyla infazı sonucu maddi tazminatın tahsil edildiği, bu dosyada yapılan yargılamadaki nihai sonucun eldeki yargılama açısından bağlayıcı olduğu gözetilerek maddi tazminat isteminin reddine karar verildiği, kusur durumu ve müteveffanın yaşı nazara alınarak manevi tazminata hükmedildiği, davacılar yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı … ve davacı …’ın maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı baba … için 25.000,00 TL manevi, davacı anne … için 30.000,00 TL manevi, diğer davacı kardeşler için ayrı ayrı 7.000,00 TL manevi tazminatın 29.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı … istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; emsal ücret araştırması ile belirlenen ücretin dikkate alınması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, kararın aleyhe olan kısımları bakımından kaldırılarak tüm taleplerin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
2.Davalı … istinaf dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davacılar desteğinin kusurlu olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, tüm davacılar için tek bir vekalet ücreti takdiri gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek ceza davası gerek sigorta şirketi aleyhine açılan davada yapılan yargılamada davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunun belirlendiği ve bu oranın kesinleştiği nazara alınarak davalının bu yöne ilişkin istinaf itirazının yerinde görülmediği, davacılardan anne …, baba … ile kardeşler Murat, … ve … için daha önce İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/436 Esas, 2015/174 Karar sayılı dosyasında sonuçlanan ve Yargıtayca onanarak kesinleşen 17.03.2015 tarihli karar ile destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği ve bu tazminatların eldeki yargılama sırasında ödendiği, eldeki davada davacı anne babanın bahse konu davada davacı sıfatını taşıdığı ve bu dosyada verilen karar ve belirlemenin bu dava yönünden de kesin delil niteliği taşıdığı dikkate alındığında davacılar vekilinin asgari ücrete göre değil emsal ücrete göre desteğin kazancının esas alınması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde bulunmadığı, davacı kardeşler yönünden takdir edilen manevi tazminat miktarlarının uygun bulunduğu, ancak anne ve baba için farklı miktarlarda manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde bulunmadığı, bu nedenle davacı anne ve baba için takdir edilen manevi tazminatların akrabalık derecesine göre eşit olarak hükmedilmesi suretiyle esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği sonucuna varıldığı, davacılar yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı …’ın istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacı … ve davacı …’nin maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı … için 30.000,00 TL manevi, davacı … için 30.000,00 TL, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 7.000,00 TL manevi tazminatın 29.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; emsal ücret araştırması ve tanık beyanlarıyla belirlenen emsal ücretin maddi tazminatın değerlendirmesinde dikkate alınması ve kararın aleyhe olan kısımları bozularak davadaki tüm taleplerin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; 29.01.2011 tarihinde davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın davacılar desteği olan yayaya çarpmasıyla meydana gelen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatı ve tüm davacıların manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dava dilekçesinde desteğin asgari ücretle çalıştığının belirtilmesine, aracın trafik sigortacısı aleyhine açılan davada emsal ücrete göre belirlenen destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin hükmün kesinleşmesi ve davacı anne babanın destekten yoksun kalma zararlarının ödenmiş olması hususları dikkate alındığında maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.