YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21993
KARAR NO : 2012/22013
KARAR TARİHİ : 30.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Suça konu inşaatın yapıldığı … Köyü … Mahallesi’nin Korkuteli Belediyesi’nin mücavir alanında yer almasına karşın belediye sınırları içinde olmadığı dosya içinde mevcut gerek …’nın 22.05.2009 tarihli yazısı ve gerekse inşaat bilirkişinin raporunda açıkça belirtilmesi nedeniyle TCK’nın 184/4 maddesinin “Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır” hükmü uyarınca mücavir alan olarak belirtilen yerin özel imar rejimine tabi yerler içinde kalıp kalmadığı ilgili belediyeden sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
2)Kabule göre de;
5271 sayılı CMK’nın 231/6-c bendinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarından biri olan “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” mağdur ya da kamuya verilen maddi, ölçülebilir somut zararın sanık tarafından giderilmesidir. 5237 sayılı TCK’nın 184. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçunda, aynı maddenin beşinci fıkrasına göre failin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılmış olan kamu davası düşecek olup, hükmolunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olmayacaktır. TCK’nın 184. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi ile kamuya doğrudan maddi bir zarar verildiği kanıtlanmadığından CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı 6.fıkrada gösterilen objektif ve sübjektif şartlar değerlendirilerek belirlenmelidir.
Yargılamaya konu somut olayda, kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında, kişiliği ve yargılama aşamasındaki hal ve tavırları olumlu görülerek TCK’nın 62.ve 50. maddelerinin uygulanması, imar kirliliğine neden olma suçu dolayısıyla kişilere ya da kamuya yönelik giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar oluşmaması karşısında, çelişkili biçimde mahkemece “ruhsata aykırı olarak yaptığı binayı suçtan önceki hale getirmediği, ruhsata ve imara aykırılığın giderilmediği, bu hali ile CMK’nın 231/6-c maddesindeki yasal şartın gerçekleşmediği” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.