YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/24643
KARAR NO : 2023/5805
KARAR TARİHİ : 23.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2008/286 E., 2011/225 K.
ŞİKÂYETÇİ : …
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlâl etme ve mala zarar verme suçlarından sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143/1, 116/4, 119/1-c ve 151/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis, 1 yıl 6 ay hapis ve 1 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/06/2011 tarihli ve 2008/286 Esas, 2011/225 Karar sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27.07.2023 … ve 94660652-105-78-13388-2023-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2023 … ve 2023/92442 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, yargılama aşamasında sanığın savunmasının Biga Asliye Ceza Mahkemesince 14/03/2011 tarihli oturumda alındığı, kısa kararın sanığın yokluğunda verildiği, karar tarihi itibariyle cezaevinde bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesi uyarınca savunmalarında duruşmalardan vareste tutulmaya yönelik talebi de bulunmadığı halde kısa kararın okunduğu oturumda sanık hazır edilmeksizin, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Karar duruşmasında Çanakkale E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık …’ye 18.10.2011 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edildiği; cezaevinde bulunan sanığa yokluğunda verilen gerekçeli karar tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriğinin okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, ancak cezaevi idaresince sanık hakkında düzenlenen 18.10.2011 tarihli tebligat belgesi içeriğine göre, gerekçeli kararın sanığa okumak/almak suretiyle tebliğ edildiği, bu işlemlerin 5271 sayılı Kanun’un 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmaması ve ayrıca tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde aynı Kanun’un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tebliğ işlemi usûlsüz olduğundan hükümlerin usûlüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2011 tarihli kararının sanık …’ye tebliğ edilip, (sanığın cezaevinde olması halinde, cezaevindeki sanığa 5271 sayılı Kanun’un 263. ve 35. maddelerine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) usûlüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 16.06.2011 tarihli ve 2008/286 Esas, 2011/225 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.