Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/25750 E. 2023/4776 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/25750
KARAR NO : 2023/4776
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021(850 Değişik İş – 2021/850 Karar
SAYISI : 2021/İHK-36603
HÜKÜM/KARAR : Kabul/İtirazın Reddi
SAYISI : K-2021/74093

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile müvekkilinin yolcu olduğu aracın 14.08.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 25.000 TL sürekli iş göremezlik

tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 72.135,88 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının başvurusu üzerine açılan hasar dosyasında medikal firmadan rapor alındığını, davacının bizzat muayenesi yapılarak düzenlenen raporda maluliyet oranının %3 olarak belirlendiği, bu nedenle davacı tarafından sunulan ve Balıkesir Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen raporun hükme esas alınmayacağını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, bu nedenle dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile” “…davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlemeye yetkili sağlık kuruluşu tarafından ve uzman hekimler tarafından düzenlendiğinden hükme esas alındığı, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği” gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 72.135,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; müvekkili tarafından medikal firmadan alınan rapor ile davacı tarafından alınan rapor arasında çelişki olduğunu, uzman görüşü mahiyetinde olan medikal rapor ile davacı tarafından sunulan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, bu nedenlerle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek … kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “…davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun bizzat davalının talebi ve yazdığı üst yazıya istinaden düzenlendiği davalı tarafından alınan rapor ile çelişki yarattığından söz edilemeyeceği, Yargıtay içtihatları gereğince davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesi gerektiği, davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı” gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle karar usul ve yasaya aykırı olduğundan … kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda kazaya karışan diğer araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun’un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararı gereğince davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Taleple bağlılık ilkesi 6100 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesinde düzenlenmiş olup hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Taleple bağlılık ilkesi tahkim yargılamasında da geçerli olup İtiraz Hakem Heyetince talep dikkate alınmalıdır.

Davacı vekili, dava dilekçesinde talep edilen 25.000 TL’ye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir. Islah dilekçesinde ise dava dilekçesi ile talep edilen 25.000 TL’ye başvuru tarihinden, ıslah ile artırılan 47.135,88 TL’ye ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını istemiştir. … tarafından hükmedilen tüm tazminata temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş olup davacının talebini aşar şekilde hüküm tesis edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; davalının, … kararına karşı yaptığı itirazın reddine karar verilmiştir.

Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince dava dilekçesinde talep edilen 25.000 TL’ye dava tarihinden, ıslah ile artırılan 47.135,88 TL’ye ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken davacının talebi aşılarak tazminatın tamamına temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 nci maddesinde “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın …’ne iletilmek üzere veren mahkemeye gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.