YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3339
KARAR NO : 2023/6595
KARAR TARİHİ : 30.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/55 E., 2022/164 K.
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Devrek Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2012 tarihli ve 2012/324 Esas, 2012/222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesi birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı maddenin aynı fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi birinci fıkrası gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Devrek Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2012 tarihli ve 2012/324 Esas, 2012/222 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 09.03.2015 tarihli ve 2014/31381 Esas, 2015/8615 Karar sayılı kararı ile; özetle, sanığın kastının öldürmeye yönelik olup olmadığı hususunda delillerin takdir ve değerlendirilmesine ilişkin görev ve yetkinin, üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Devrek Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2015/460 Esas, 2015/629 Karar sayılı kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda sanık hakkında kamu davasına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirilmesi görev ve yetkisinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 … ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 3 üncü, 4 üncü ve 5 … maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.
4. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2022 tarihli ve 2016/55 Esas, 2022/164 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı maddenin aynı fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi birinci fıkrası gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.03.2023 tarihli ve 2023/13664 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına ve tahrik altında hareket ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü katılanın arkadaşları ile birlikte yakını …’e yönelik uygunsuz davranışlarda bulunduğunu öğrendiği tanık…’ın işyerine geldiği, burada tanık… ile bu nedenle tartıştığı, sanığın da tartışmaya katıldığı ancak olayın tatlıya bağlanıp katılan ve arkadaşlarının buradan ayrıldıkları, bir süre sonra katılanın arkadaşları …ile birlikte sokak üzerinde yürüdükleri sırada sanığın katılanın arkasından giderek pala ile katılanın önce başına vurduğu, sonra bıçağını tek darbe ile karın bölgesine sokup çıkardığı, katılanın adlî muayene raporunun içeriğine göre batına nafiz iç organ
yaralanması nedeniyle hayati tehlike geçirdiği, Mahkemece katılanın yargılama aşamasında alınan beyanları ile tanık anlatımlarına göre sanığın eyleminin neticesi sebebiyle ağırlamış yaralama suçunu oluşturduğu kanaatine varılarak buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımlarda bulunduğu belirlenmiştir.
3. Yaralama anını gördükleri belirlenen… ….’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
4. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;…..Üniversitesi Adlî Tıp Ana Bilim Dalı tarafından tanzim olunan 14.05.2012 tarihli; “…karın umblikus sol tarafında oblik şekilde uzanan 5 cm’lik kesi, kesi bölgesinden evissere barsak segmenti mevcut, midede 3 cm, duedenumda (on iki parmak bağırsağı) 2-3. kıtada 3 cm, pankreasta, pilor üst kısımda (mide ile on iki parmak bağırsağı arasındaki kas dokusu) 3 cm kesiler, karaciğerde 1 cm lasere alan (yırtık) olduğu, hayati tehlike geçirdiği,” görüşünü haiz adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Meşru Savunma ve Haksız Tahrik Yönünden
Sanığın, katılanın kendisine yönelik saldırısı olmadığı hâlde bıçakla yaraladığı olayda meşru savunmanın şartlarının bulunmadığı, sanık hakkında Mahkemece “katılanın, tanık… ve Recep’in beyanları ile katılan ile tanık… arasındaki anlaşmazlığın sonlanma aşamasından sonra sanığın katılanı yaralaması ve sanığın, katılan ile tanık… arasındaki anlaşmazlığın tarafı olmaması nedeni ile” 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi gereği haksız tahrik hükmünün uygulanmamasında da isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Tebliğname Görüşü Yönünden
a) Katılanın aşamalardaki anlatımlarından anlaşıldığı üzere sanığın katılanı tek bıçak darbesi ile yaraladığı, olayın ani gelişmesi sebebiyle taraflar arasında öldürmeyi gerektirir bir sebebin bulunmadığı, bu hususların, Mahkemece de değerlendirildiği ve sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğunun kabulü ile buna göre uygulama yapıldığı dikkate alındığında, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenmekle Tebliğname’nin (1) numaralı bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
b) Sanığın eylemi neticesinde katılanın Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer berilen adlî muayene raporundaki yaralanma bulgularına göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen temel cezada, aynı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 … maddesinin birinci fıkrasında belirtilen meydana gelen zararın ağırlığı, kastın yoğunluğu gibi ölçütler ile 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2022 tarihli ve 2016/55 Esas, 2022/164 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.10.2023 tarihinde karar verildi.