YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9983
KARAR NO : 2023/9365
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/14 E., 2022/510 K.
KARAR :Kabul
Taraflar arasında görülen rücuan alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili, sigortalının 27.07.2005 tarihinde maruz kaldığı iş kazası sonucu vefat ettiğini, olay nedeniyle hak sahiplerine Kurumca 33.442,08 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını 18.307,10 TL tutarında tedavi masrafı yapılarak toplam 51.749,18 TL Kurum zararının meydana geldiğini belirterek Kurum zararının tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı Kurum tarafından … aleyhine açılan davada Kurum zararının tahsili talep edilmiş, … 1. İş Mahkemesinin 2013/47 Esas, 2013/59 Karar sayılı 08.02.2013 tarihli kararıyla işbu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
3. Davacı Kurum tarafından Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. aleyhine açılan davada Kurum zararının tahsili talep edilmiş, … 6. İş Mahkemesinin 2014/235 Esas, 2015/79 Karar sayılı, 12.02.2015 tarihli kararıyla işbu dosyanın ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; 5.174,91 TL’nin tahsilini talep etmiş 15.09.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile 29.683,72 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen 4.947,28 TL’nin davalı … Kuyumculuk Ltd. Şti.den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı …Ş. vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.11.2015 tarihli ve 2010/133 E. 2015/742 K. sayılı kararıyla; asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 07.11.2018 tarihli ve 2018/5085 E. 2018/9030 K. sayılı eldeki davada öncelikle eksik bilgi ve belgeler Kurumdan celp edilmek suretiyle hak sahiplerinden olan kazalının kızının evlenmesi nedeniyle kendisine yapılan fiili ödeme tutarları ile peşin değerli gelirler karşılaştırılarak düşük olan tutar hesaba esas alınmalı, sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelire 506 sayılı Kanun’un 92 nci maddesinin uygulanıp uygulanmadığı, 92 nci madde uygulanmış ise gelirin başladığı tarih itibariyle 506 sayılı Kanun’un 92 nci maddesi uyarınca indirilmiş hâli üzerinden hesaplanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarları ve indirme tarihine kadar yapılan fiili ödeme miktarları Kurumdan sorulmalı, bütün eksik hususlar tamamlandıktan sonra yukarıda belirtildiği üzere değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır yönünden karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozmaya uyan Mahkemece 25.01.2021 tarihli ve 2019/42 E. 2021/69 K. sayılı kararıyla; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemece verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairemizin 06.12.2021 tarihli, 2021/8173 E. 2021/15448 K. sayılı ilamında; eldeki davada mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış ise de; bozma gereğinin yerine getirilmediği görüldüğünden öncelikle öncelikle sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelire 506 sayılı Kanun’un 92 nci maddesinin uygulanıp uygulanmadığı, 92 nci madde uygulanmış ise gelirin başladığı tarih itibariyle 506 sayılı Kanun’un 92 nci maddesi uyarınca indirilmiş hâli üzerinden hesaplanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarları ve indirme tarihine kadar yapılan fiili ödeme miktarları Kurumdan sorulmalı, gelen bilgilere göre yukarıda belirtildiği şekilde değerlendirme yapılmalı, hak sahiplerinden olan kazalının kızının evlenmesi nedeniyle kendisine yapılan fiili ödeme tutarları ile peşin değerli gelirler karşılaştırılarak düşük olan tutar hesaba esas alınmalı, evlenme yardımı hesaplamaya dahil edilmelidir. Diğer yandan davacı kurum tarafından tedavi giderlerinin de tahsili talep edildiği ve mahkemece ilk kararda tedavi giderlerinin kusur karşılığına hükmedildiği halde bozmadan sonra yapılan yargılama da tedavi giderleri yönünden bir karar verilmemesinin yerinde olmadığı yönünden bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Asıl ve birleşen davaların kabulüne, PSDG ve tedavi giderinden oluşan 4.947,28 TL Kurum zararının davalı ”… Kuyuculuk İnşaat Turizm Dayanıklı Tüketim Malları Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden” tahsili ile davacı kuruma ödenmesine, PSDG ve tedavi giderinden oluşan 29.683,72 TL Kurum zararının ise davalı Mühendis … İnşaat Turizm Dayanıklı Tüketim Malları Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, davalı …Ş. ve davalı …’den gelirler için onay, masraflar için sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı …Ş. vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı …Ş. vekili yeterli araştırma yapılmadığını, kaza olayında kusurlarının bulunmadığını belirterek mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 27.02.2005 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen gelir ve tedavi giderinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 506 sayılı Kanun’un 26 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı …Ş. vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı …Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.