Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/15409 E. 2023/6630 K. 30.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15409
KARAR NO : 2023/6630
KARAR TARİHİ : 30.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1393 E., 2022/2297 K.
SUÇ : Kasten Öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2022 tarihli ve 2021/463 Esas, 2022/194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun’un) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.10.2022 tarihli ve 2022/1393 Esas, 2022/2297 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında ; kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 81 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri; eylemin tasarlanarak ve canavarca hisle işlendiğinden bahisle vasfa, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık müdafinin temyiz sebepleri ; eylemin olası kastla işlendiği ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hükümleri uygulanması gerektiğine yönelen suç vasfına, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktulün, ailesi olan katılanlar ile birlikte askerden gelen akrabaları olan sanığı ziyarete gittikleri, ziyaret sırasında sanık ve maktulün birden fazla kez sigara içmek amacıyla dışarı çıktıkları, dışarıda maktul ile sanığın, sanığın tanık … ile olan gönül ilişkileri konusunda tartıştıkları, tartışma sırasında, maktulün sanığa, gönül ilişkisi olduğu tanık…’i kastederek “sen hala a. koyduğumun çocuğu ile mi konuşuyorsun” dediği, bunun üzerine sanığın evin kapısında bulunan ahşap saplı balta ile maktulün yüzüne ve maktul yere düştükten sonra yüzüne ve kafasına vurduğu, buna bağlı olarak maktulün, ölü muayene ve otopsi tutanağında belirtildiği üzere, künt kafa travmasına bağlı yaygın kafatası ve yüz kemik kırıkları ile birlikte beyin doku harabiyeti ve beyin kanaması sonucu öldüğü, dava konusu olayın bu şekilde gerçekleştiği değerlendirilerek sanık hakkında kasten öldürme suçundan uygulama yapıldığı, anlaşılmıştır.

2. Maktul hakkında Kastamonu Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nce düzenlenen 31.03.2021 tarihli; “25/02/2021 tarihinde yaralanması nedeniyle kaldırıldığı hastanede 26/02/2021 tarihinde öldüğü bildirilen, … ve Zeliha oğlu, 05/12/1997 Kastamonu doğumlu, …’ın cesedine

26/02/2021 tarihinde yapılan otopsiden ve tetkiklerden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgular dikkate alındığında;
1- … Adli Tıp Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesi’nin 22/03/2021 tarihli ve 63411923-101.02-2021/4610/2286/2197 nolu raporunda; Kanda; a) Alkol (Etanol, Metanol) bulunmadığı, b) Sistematikteki maddelerin (uyuşturucu-uyarıcı maddeler dahil) bulunmadığı, İdrarda; Sistematikteki maddelerin (uyuşturucu-uyarıcı maddeler dahil) bulunmadığı, Safrada; Sistematikteki maddelerin bulunmadığı,
2- Ölü muayene ve otopsi bulguları ile histopatolojik ve toksikolojik tetkik sonuçları birlikte değerlendirildiğinde; kişinin ölümünün künt kafa travmasına bağlı yaygın kafatası ve yüz kemik kırıkları ile birlikte beyin doku harabiyeti ve beyin kanaması sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatini bildirir rapordur.” görüşünü içeren raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Sanık savunmaları, olay yeri inceleme raporu ile basit kroki, ölü muayene ve otopsi tutanağı, Kastamonu ATK raporu, Jandarma Kriminal Laboratuvarı uzmanlık raporları, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş ise de; maktulün sanığın kız arkadaşını kastederek “Sen hala o o..pu ile mi konuşuyorsun” şeklinde söylediği sözün sanık açısından tahrik oluşturmayacağı belirlenerek ve ekspertiz raporunda sanığın pantolonundaki kanın, sanığın DNA’sı ile, maktulün pantolonundaki kanın, sanık ve maktulün DNA’sı ile uyumlu olduğu belirtilmiş ise de; sanığın eylemini kız arkadaşına yönelik olarak maktulün söylediği sözden dolayı gerçekleştirmesi, sanıkla maktul arasında sanığın baltayı eline almasından sonra meydana gelen arbede sırasında olabileceği değerlendirilerek ilk haksız hareketin maktulden kaynaklanmadığı kabul edilmiş ve sanık lehine haksız tahrik hükmü uygulanmamış, sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğinden ilk derece mahkemesince verilen hüküm kaldırılarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulduğu, anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların, toplanan delillerin yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, birden fazla darbe bulunması, maktulün ölümüne neden olan yara yerleri, yaraların niteliği, kullanılan aletin elverişliliği gözetildiğinde suç vasfının kasten öldürme olarak doğru şekilde belirlendiği, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, sanığın canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiğini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı, hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak 5237 sayılı Kanun’un 25/1. maddesinde düzenlenen meşru savunmanın yargısal

kararlarda ve öğretide; bir kimsenin, gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakkı hedef alan, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, saldırı ile eş zamanlı olarak hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde, kendisinden veya başkasından uzaklaştırmak mecburiyetiyle saldırıda bulunan kişiye karşı işlediği ve hukuk düzenince meşru kabul edilen fiiler olarak kabul edilmesi karşısında; dosya kapsamındaki delillerden meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması şartlarının oluşmadığı, maktulden sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.10.2022 tarihli ve 2022/1393 Esas, 2022/2297 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan netice ceza miktarı ile sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.10.2023 tarihinde karar verildi.