Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/11441 E. 2023/10024 K. 19.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11441
KARAR NO : 2023/10024
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/441 E., 2023/203 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 08.02.2016 tarihinde emeklilik aylığı tahsis edilmesi amacıyla davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, söz konusu başvurusunun davalı Kurumun 17.07.2017 tarihli yazısı ile … nolu işyerinde geçen 407 prim gün hizmetlerinin Osmangazi SGM’den alınan 22.06.2017 tarihli yazı ile iptal edildiği gerekçesiyle haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, Kurum tarafından müvekkilinin … sayılı işyerinde geçen 407 prim gün hizmetlerinin Osmangazi SGM’den alınan 22.06.2017 tarih ve 3405207 varide sayılı yazı ile iptal edildiğinin bildirilmesine rağmen taraflarınca yapılan araştırmalar sonucunda bahsi geçen yazının müvekkili ile hiçbir ilgisinin olmadığını, davalı Kurum müvekkilinin … nolu işyerinde geçen 407 prim gün hizmetlerinin iptali istemiyle emeklilik aylığı tahsis talebinin reddine dair işleminin iptaline karar verilmesinin gerektiğini, müvekkilinin hizmetlerinin iptaline gerekçe yapılmış denetmen raporu ve müvekkili hakkındaki tespitlere ilişkin herhangi bir belge veya bilginin davalı Kurum tarafından verilmediğinden denetmen raporu içeriği hakkında somut bir itirazda bulunulamadığını, müvekkilinin iptale konu hizmetlerinin …’ın sigortalısı olarak çalıştığı döneme ait olduğunu, müvekkilinin bu dönem çalışmalarını yurtdışında ikamet ederken pazarlama personeli olarak home-office çalışmak suretiyle gerçekleştirdiğini, buna ilişkin mail kayıtlarının, toplantı tutanaklarının, iş sözleşmesinin, çalışma belgesinin, yılık izin formlarının, faturaların, maaş ödemelerine ilişkin banka kayıtlarını ve yurt içi giriş-çıkış kayıtlarıyla da bunun sabit olduğunu beyanla davalı Kurum tarafından müvekkilinin iptal edilmiş … işyeri sicil numaralı işyerinden bildirilmiş 18.11.2014-04.01.2016 dönemindeki hizmetlerinin fiili çalışmaya dayandığından bahisle tespitini, davalı Kurum tarafından hizmetlerin iptali ve emeklilik aylığı tahsis talebinin reddi şeklindeki Kurum işlemlerinin iptalini, müvekkiline 01.03.2016 tarihinden itibaren emeklilik aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili özetle; dava açma süresinin geçtiğini, müdürlüklerinde işlem gören … nolu …’a ait olan işyerinde iptal edilen hizmetlerin yeniden tespitini ve emeklilik tashihini talep etmiş ise de, Kurum tarafından gönderilen evrakların incelenmesinde söz konusu işyerinde Kurum tarafından denetim yapıldığını ve buna ilişkin rapor düzenlendiğini, Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu, davacının huzurdaki taleplerinin reddi gerektiğini, 5510 sayılı Kanun’a göre davacı tarafın söz konusu işyerindeki çalışmasının hizmet akdine tabi olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının söz konusu çalışmasının home-office şeklinde olduğunu beyanla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı … özetle; Benim … adlı pazarlama ve ticaret üzerine şirketim bulunmaktadır, … A.Ş. koltuk üretimi yapar, bunların ürettiği malları ben yurtdışına pazarlarım, ihracat yapıyoruz, ancak şirketimizde dil sorunu mevcuttur, yabancı dil Almanca bilen çalışanımız yoktur, bu nedenle … Hanım’ı 2014 yılının sonunda işe aldık, kendisi Almanya’da yaşayan yerleşik vatandaşlarımızdandı, aile dostumuz vasıtasıyla kendisini tanıdık, kendisi bizim Almanya’daki siparişlerimizin takibi, kamyon organizasyonları, müşterilerle görüşmeler vb. tüm iletişimimizi sağlıyordu, buna karşılık olarak da kendisine banka kanalıyla ödeme yaptık, buna ilişkin evrakların dosyaya sunulmuş olması lazım, sigorta bildirgelerini de zamanında bildirdik, kendisi çalışanımızdır, şeklinde beyanda bulunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kararda özetle; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi kararında özetle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Daire kararında özetle; “…davalı işverenin iş organizasyonunun niteliği ve faaliyet alanı esas alınmak suretiyle; verilen işin spesifik bir iş yapımı (eser) hakkında mı yoksa düzenli olarak işverenin faaliyeti ile ilgili rutin işleri hakkında mı olduğu; işin kontrol ve denetiminin nasıl yapıldığı, işverence beğenilmeyen çalışmalar olduğunda düzeltmenin nasıl sağlandığı, çalışanın bilgi ve cevap verme yükümlüğü olup olmadığı; işin teslimi/yapılması için sürenin nasıl belirlendiği, süresinde teslim edilmemesi/yapılmaması halinde yaptırımının ne olduğu; çalışmanın düzenli olarak her gün yapılıp yapılmadığı, günde kaç saat çalışıldığı; ilişkinin sona erme sebebinin ne olduğu; iş görenin başka kişilere de aynı yöntemle hizmet verip vermediği; evden çalışma şeklinde de olsa kendisine ait bir iş organizasyonu olup olmadığı, iş görenin başkasını çalıştırıp çalıştırmadığı; ilişkilerin bozulmasına dair bir risk söz konusu olmadan verilen işi reddedip edemeyeceği; ücretin nasıl belirlendiği, telif ücreti mi, aylık mı olduğu, ekstra ödeme yapılıp yapılmadığı konuları araştırılmalıdır. Bu konuda yeteri kadar işyeri ve taraf tanıkları da dinlenmelidir. Bu sebeplerle tüm deliller birlikte değerlendirilerek ilişkinin kendi adına bağımsız çalışma mı yoksa hizmet akdi ile davalı işverene bağımlı bir çalışma mı olduğu belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile; 1-6201201400468 sigorta sicil numaralı davacı … adına … sicil sayılı iş yerinden 18.11.2014 – 04.01.2016 tarihleri arasında Kuruma bildirilen 407 günlük çalışma süresinin, hizmet akdine dayalı fiili çalışma olduğunun tespiti ile bu bildirimleri iptal eden davalı Kurum işleminin iptaline, 2-Davacı 6201201400468 sigorta sicil numaralı …’a 08.02.2016 tarihli tahsis talebine istinaden 01.03.2016 tarihinden itibaren 4A kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Eldeki dava dosyası incelendiğinde, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karşın bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği, ilamda belirtilen hususlara cevap verilmediği, yapılan araştırmaların yetersiz olduğu ve yanılgılı değerlendirmelerle hüküm tesis edildiği görülmektedir. Bu sebeple ifadesi alınan tanıkların davacının yurt dışında çalıştığına ve çalışmasının niteliğine dair görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı, davalı şirketin yaptığı işin mahiyeti düşünüldüğünde davacının evden çalışarak bu işleri nasıl yürüttüğünün tam olarak açıklanamadığı, davalının Mahkeme ve Denetmen ifadesi arasındaki çelişkilerin giderilmediği, davacının yurt dışındaki çalışmalarına delil olacak nitelikte herhangi bir yazılı kaydın bulunmaması, davalının yurt dışında bir şubesinin olmaması ve davacının daimi ikametgahı ile davalı tarafından görevlendiriliş biçimi bilhassa göz önünde bulundurulduktan ve bir önceki bozma ilamında davacının çalışmasıyla ilgili hususlar tek tek açıklanıp cevaplandıktan sonra elde edilecek sonuca göre, davacının hizmet akdine bağlı bir çalışmasının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.