YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17788
KARAR NO : 2023/25932
KARAR TARİHİ : 19.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/524 E., 2016/72 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; eksik inceleme sonucu karar verildiği, takdiri nedenler uygulanmadığı, suçun kasten işlenmediği, bu nedenlerle ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, babasının üzerine kayıtlı ancak kendisinin kullandığı telefon hattından katılan … P.’ye birden çok kez “Or…, sinkaf edeyim seni” gibi hakaret içerikli mesajlar çektiği, tüm dosya kapsamı karşısında eylemin sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın bozma sebepleri dışındaki temyiz isteği ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. İddianameye konu mesajlar konusunda tespit tutanağının bulunmaması, katılan … P.’nın ifadesinde mesajları ifadeyi alan polis memurlarının gördüğünü belirtmesi karşısında ifadeyi alan polis memurları dinlenilerek bu mesajları katılanın telefonunda görüp görmedikleri hususunun sorulması, katılanın suç tarihine ilişkin TİB kayıtlarının getirtilip incelenmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Kabule göre de:
a. Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydındaki ilama konu 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hırsızlık suçunun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılması ve sanığın tekerrüre esas alınabilecek başka sabıka kaydı olup olmadığının değerlendirilmesi ve bu değerlendirme neticesine göre 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu,
b. 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında suç işleyen kişi hakkında işlenen “Fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki orantılılık ilkesine uyulmadan, somut olayın özellikleri gözetilip değerlendirilmeden, sanığın birden fazla kez işlediği kabul edilen eylemine ilişkin aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması sırasında gerekçe belirtilmeksizin ve iki tane olan mesaj sayısı ile uyumsuz olacak şekilde ½ oranında artırım yapılması,
c. Hüküm fıkrasında uygulama maddesine maddi hata sonucu 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası yerine aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrasının yazılması,
d. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla basit yargılama usulü yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.