Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/5239 E. 2023/6123 K. 30.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5239
KARAR NO : 2023/6123
KARAR TARİHİ : 30.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/15 E., 2014/134 K.
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK : …
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama

Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile … kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen hükmün doğrudan adres kayıt sistemindeki adresinde, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılan 25.11.2014 tarihli karar tebliği işleminin geçersiz olması karşısında, suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre, usulüne uygun bir tebligat bulunmadığı, bu nedenle suça sürüklenen çocuğun 11.12.2014 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, suça sürüklenen çocuğun temyiz talebinin reddine ilişkin 21.01.2015 tarihli ek kararın kaldırılması ile yapılan incelemede;
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 15.10.2014 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması nedeniyle, Keçiborlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2014 tarihli ve 2013/15 Esas, 2014/134 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE,
2. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 116/1, 31/2. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde belirtilen 6 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarih olan 11.09.2012 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması nedeniyle, Keçiborlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2014 tarihli ve 2013/15 Esas, 2014/134 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.