Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/11053 E. 2023/6262 K. 19.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11053
KARAR NO : 2023/6262
KARAR TARİHİ : 19.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/863 E., 2021/1146 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.10.09.2013 Tarihli Eylem Yönünden
1.Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2014 tarihli ve 2013/721 Esas, 2014/293 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçıklıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 52 nci, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca 10 … hapis ve 6.000,00 TL adlî para cezası ile
cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.05.2020 tarihli ve 2016/3055 Esas, 2020/4178 Karar sayılı ilâmıyla 7242 sayılı Kanun’un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan sanık lehine hükümler içeren değişliklerin ve Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/776 Esas sayılı dosyasının zincirleme biçimde kaçakçıklık suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

3.Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2021 tarihli ve 2020/863 Esas, 2021/1146 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile 51, 52, 53 ve 54 üncü maddeleri uyarınca erteli 8 … 10 gün hapis ve 1.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

B.15.09.2013 Tarihli Eylem Yönünden
1.Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2014 tarihli ve 2013/776 Esas, 2014/385 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 52 nci, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca 10 … hapis ve 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 20.10.2020 tarihli ve 2016/17434 Esas, 2020/14985 Karar sayılı ilâmıyla 7242 sayılı Kanun’un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan sanık lehine hükümler içeren değişliklerin ve Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/721 Esas, sayılı dosyasının zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

3.Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2020 tarihli ve 2020/1490 Esas, 2020/1171 Karar sayılı kararı dosyanın Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/863 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suç kastının bulunmadığına, aramanın hukuka aykırı olduğuna, suçun yasal şartlarının oluşmadığına ve beraati gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.10.09.2013 tarihinde sanığın seyyar tezgahında kaçak cep telefonu olduğunun görülmesi üzerine Elazığ 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/824 Değişik İş sayılı arama kararı sanığa okunarak 38 adet kaçak cep telefonu rızaen teslim alınmıştır.

2.15.09.2013 tarihinde cadde üzerinde cep telefonu satan sanığın tezgahının yanındaki çanta içinde ve sanığın üst aramasında tespit edilen 8 adet kaçak cep telefonuna el konulduğu anlaşılmıştır.

3.16.05.2014 ve 07.02.2014 tarihli bilirkişi raporları dosyada mevcuttur.

4.Sanık 15.09.2013 tarihli eylem bakımından savunmasında suçlamayı kabul etmemiştir. 10.09.2013 tarihli eylem bakımından savunmasında telefonların kaçak olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.

5.Gümrüklenmiş değerin iki katı tutarın sanığa ihtar edildiği ve ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm,
1.Sanık hakkında 15.09.2013 tarihli eylem nedeniyle açılan kamu davasının 10.09.2013 tarihli eylem nedeniyle açılan dava ile birleştirilmesine karar verildiği ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca cezada artırım yapıldığı anlaşılmakla, hükmün gerekçesinde 15.09.2013 tarihli eylem değerlendirilmeden ve sanığın “kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğu” belirtilerek gerekçesiz hüküm kurulması ve gerekçede karışıklığa neden olunması,

2.5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi gereği alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup dosya kapsamına göre sanığa atılı eylem benzer olaylarla karşılaştırılıp ele geçirilen kaçak eşya miktarı dikkate alındığında, asgari hadden hakça oranda uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde teşdit uygulaması yapılarak fazla ceza tayini,

3.Temel cezanın belirlenmesinde teşdit uygulanan sanık hakkında; 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun’un ilgili tüm hükümleri somut olaya uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan Kanun’un belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,

4.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun’un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…”
ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

5.Gerekçeli kararda ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla uygulama yeri olmayan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve onsekizinci fıkralarının uygulanması ile bulunan “3 yıl hapis ve 7 gün adlî para cezasına kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerine göre indirim öngörüldüğü” belirtilerek karışıklığa neden olunması,

6.5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesine engel hali bulunmayan sanığın bozma üzerine alınan savunmasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinden yararlanmak ve kamu zararını taksitler halinde gidermek istediğini beyan ederek ödeme iradesi gösterdiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, bu husus ikmal edilmeden “sanığın denetim süresi içinde suç işlediği” şeklindeki yerinde olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

7.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarının uygulanmasına karar verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi,

8.Hapis cezası ertelenen sanığa 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince denetim süresinin … halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağına dair ihtaratın yapılmaması, nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2021 tarihli ve 2020/863 Esas, 2021/1146 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.06.2023 tarihinde karar verildi.