Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/3829 E. 2023/5238 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3829
KARAR NO : 2023/5238
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/335 E., 2022/236 K.

KARAR : Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi

Taraflar arasında görülen muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; vekil edeninin dava konusu 166 parsel sayılı taşınmazın bir kısmına ağaç dikerek …, bir kısmına da ev ve soğuk … deposu yaptığını, Ermenek-Mut arası yapılacak olan yol için kamulaştırma çalışmalarının yapıldığını ileri sürerek taşınmaz üzerindeki muhdesatın vekil edenine ait olduğunun ve değerlerinin tespitine karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında, dava konusu parselin 730 ve 729 parsellere ifraz edildiğini, 730 parseldeki binaların bir kısmının 729 parselin içerisine taştığını, bu kısımların da vekil edenine ait olduğunu belirtmiştir.

II. CEVAP
Bir kısım davalılar davanın reddini savunmuş, bir kısım davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın davalılar … … …, … ve … yönünden kabulü ile 730 parsel sayılı taşınmazda (E), (A) ve (C) harfleri ile gösterilen binaların, bu binaların 729 parsele taşan kısımlarının da mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, 730 parsel sayılı taşınmaz içerisindeki ağaçların mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, davalılar …, …, …, …, … …, … …, … yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan … vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “…729 parsel sayılı taşınmazda davacının hukuki yararı olmadığından bu parsel hakkında ret kararı verilmesi, davalıların tapu payı dikkate alınmaksızın ve hakkında kabul kararı verilen davalılar bakımından ayrıma gidilmeksizin davalıların tamamı aleyhine muhdesatın toplam değeri üzerinden fazla miktarda harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin yanlış olması ve muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, muhdesatın davacıya aidiyetine karar verilmesinin de doğru olmadığı…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın 729 sayılı parsel yönünden hukuki yarar yokluğundan reddine, 730 sayılı parsel yönünden ise davalılar … … …, … ve … yönünden kabulü ile 730 parsel sayılı taşınmazda (E), (A) ve (C) harfleri ile gösterilen binaların ve taşınmaz içerisindeki ağaçların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, davalılar …, …, …, …, … …, … ve … yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiş, karara karşı davalılardan … vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “…davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; her ne kadar bozmaya uyularak karar verilmiş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, Mahkemece, bakiye 13.861,20 TL harcın, 887,50 TL yargılama giderinin ve 21.433,29 TL nispi vekalet ücretinin davalılar …, … ve Karayolları Genel Müdürlüğünden tapudaki hisseleri oranında alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş ise de, harca ve vekalet ücretine esas dava değeri belirlenirken, davacının tapu payının dava değerinden düşülmesi gerektiği hususu ile 730 parsel sayılı taşınmazda (E), (A) ve (C) harfleri ile gösterilen binalar yönünden davanın kabulüne karar verildiği halde, 07.03.2014 tarihli İnşaat bilirkişi raporunda belirtilen 729 ve 730 parsellerde kalan tüm yapı değerleri göz önüne alınarak hesaplanan muhdesat değerleri üzerinden dava değerinin belirlenmiş olmasının doğru olmadığı, kabule konu olmayan damlama sulama sisteminin değerinin de hesaba katılmasının yanlış olduğu, dava konusu 729 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiği halde, davalı … lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının da doğru bulunmadığı…” gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 17.06.2022 tarihli ve 2021/335 Esas, 2022/236 sayılı Kararıyla; davacı tarafından 729 ve 730 parseller üzerinde yer … muhdesatın aidiyetinin tespitinin talep edildiği, dosya kapsamında dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanıkların beyanlarının dava konusu taşınmaz üzerinde yer … ağaçların davacı tarafından dikildiği ve taşınmazların davacı tarafından meydana getirildiği yönünde olduğu, dosya kapsamında alınan beyanlar, tapu kayıtları, bilirkişi raporları ve toplanan tüm deliller doğrultusunda 730 parsel üzerinde yer … muhdesatın davacıya ait olduğu, 729 parsel yönünden dava şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı … vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; kendilerinin taraf sıfatı olmadığını, harçtan muaf olduklarını, aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m).Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki … ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, birarazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve … şeklindedikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.

2. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.)

3. Öğretide ve Yargıtay’ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

3.Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı … harçtan muaf olmasına karşın hüküm fıkrasının 4 üncü bendinde “6.354,19 TL” harçtan sorumlu tutulması doğru değil ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın 370/2 nci maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. SONUÇ:
Yukarıda (1) No.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılardan … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

(2) No.lu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 4 üncü bendinin hükümden çıkarılmasına yerine, “4-Alınması gereken 10.974,59 TL karar-ilam harcından peşin harç tamamlama harcı toplamı 4.620,40 TL’nin mahsubu ile bakiye 6.354,19 TL harcın davalı … harçtan muaf olduğundan davalılar … ve …’… tapudaki hisseleri oranında tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,” cümlesinin yazılmasına, hükmün 6100 sayılı HMK’nın 370/2 nci maddesi gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,

Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

01.11.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.