Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/573 E. 2023/6898 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/573
KARAR NO : 2023/6898
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/70 E., 2021/648 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2014 tarihli ve 2012/673 Esas, 2014/492 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında her bir katılana karşı ayrı ayrı olmak üzere dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca üç kez 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 10 eşit taksitlendirmeye, karar verilmiştir.

2. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2014 tarihli ve 2012/673 Esas, 2014/492 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 12.12.2017 tarihli ve 2017/23929 Esas, 2017/26857 Karar sayılı kararıyla;
“Sanıkların, kendilerini başkomiser olarak tanıtarak menfaat temin etmesi şeklinde iddia ve kabul edilen eyleminin, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında kaldığı ve delillerin takdiri ile değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu anlaşılmış ise de; halen geçerliliğini sürdüren 10/06/1942 gün 26-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 23/05/2000 gün ve 111-117; 27/12/2011 gün ve 2010/1-158-2011/296 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere merci tayini kararları kesin olup, tekrar değerlendirme konusu yapılamayacağı, somut olaya ilişkin yapılan yargılama sırasında da, … 2. Ağır Ceza Mahkemesi ile … 6. Asliye Ceza Mahkemesi arasında çıkan görev uyuşmazlığı sonucunda, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 29/05/2012 tarih ve 2012/5692, 2012/5952 sayılı ilamıyla … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, bu kapsamda yapılan incelemede;
Suç tarihinde 5237 sayılı TCK’nın 158/1-L maddesinin yürürlükte bulunmaması nedeniyle eylemin sanıklar lehine olan aynı sayılı TCK’nın 157/1 maddesi kapsamında kaldığı dikkate alınarak, sanıklara yüklenen basit dolandırıcılık suçu nedeniyle hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini zorunluluğu,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2018/70 Esas, 2021/648 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında her bir katılana karşı ayrı ayrı olmak üzere dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca üç kez 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 15 eşit taksitlendirmeye karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz istekleri; sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, temyiz dışı sanıklar…ve …’le olay öncesinde tanıştıkları, katılanları dolandırma konusunda eylem ve irade birliği içerisinde anlaştıkları, dolandırılacak kişilerin gönderdiği paraların temyiz dışı sanık …’in hesabına aktarılması yönünde karar oluşturdukları ve katılan …’a 26.10.2011 tarihinde, katılan …’e 03.11.2011 tarihinde, katılan …’ye 20.11.2011 tarihinde telefonla ulaşarak kendilerini emniyet müdürü olarak tanıtıp Cumhuriyet savcısının da yanında olduğunu beyan ederek yapılan bir operasyon sebebiyle bankada bulunan paraların sonradan kendilerine iade edilmek kaydıyla bildirdikleri banka hesaplarına gönderilmesi konusunda ikna ettikleri, bu şekilde katılan …’ın 26.10.2011 tarihinde temyiz dışı sanık …’in hesabına 9.079,00 TL parasını havale edildiği ve bu paranın aynı gün … tarafından çekildiği, yine katılan …’in 03.11.2011 tarihinde peş peşe … hesabına 9.947,00 TL ve 16.537,00 TL para havale ettiği, aynı gün … tarafından çekildiği, katılan …’nin ise 20.11.2011 tarihinde 14.360,00 TL parayı …’in Ziraat Bankası’ndaki hesabına havale ettiği, ancak …’nin sonradan şüphelenmesi sebebiyle ihbarda bulunmasıyla para üzerine bloke konduğu, …’in bu parayı banka hesabından çekemediği ancak daha sonra ATM’ye giderek buradan 1.000,00 TL para çekmeyi başardığı, bu şekilde sanığın, temyiz dışı sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde her bir katılana karşı ayrı ayrı üç dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

3. Katılanların aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Temyiz dışı sanık …, yargılama konusu eylemlerin sanık … ile temyiz dışı sanık … tarafından, temyiz dışı sanık … ise eylemlerin sanık … ile … tarafından gerçekleştirildiğini savunmuştur.

5. Temyiz dışı sanıklar … ve…tarafından, 20.06.2014 tarihli duruşmada, sanık …’un teşhis edildiği ve bu durumun duruşma tutanağına geçirildiği belirlenmiştir.

6. Türkiye İş Bankası … Şubesinin, katılan … tarafından 03.11.2011 tarihinde temyiz dışı sanık …’in 6205-753459 nolu hesabına yatırılan 16.535,00 TL ve 9.947,50 TL tutarlı paraların 16.535,00 TL’lik miktarının … tarafından aynı gün çekildiğini belirtir yazı ve Ziraat Bankası Gökçeada Çanakkale Şubesindeki … hesabından temyiz dışı sanık … hesabına 14.360,00 TL havale yapıldığını gösterir dekont örneği dava dosyasında mevcuttur.

7. Sanıkların kullanımlarında bulunan mobil telefonlarının iletişim hareketlerini gösterir HTS kayıtları dava dosyasına eklenmiştir.

8. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen bozma ilâmına uyularak dava dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verildiği ancak taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığına dair 08.06.2021 tarihli Uzlaştırma Raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

9. Sanığın güncel adli sicil ve nüfus kayıt örnekleri Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Bozma sonrası yapılan yargılamada sanığın, hakkında çıkarılan yakalama kararının infazı neticesinde … 5. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, 24. 09.2018 tarihinde savunmasının tespit olunduğu, usulüne uygun şekilde uzlaştırma işlemine girişildiği ancak katılanlar… ve …’ın açıkça uzlaşmayı kabul etmemesi ve katılan … ile sanığın, teklife süresi içinde cevap vermemesi nedeniyle uzlaştırmanın gerçekleşmediğine dair 27.05.2021 tarihli Uzlaştırma Raporu, temyiz dışı sanıklar … ve…tarafından, 20.06.2014 tarihli duruşmada, sanık …’un teşhis edilmesi ve sanıkların kendilerini suçtan kurtarmak için birbirlerini suçlayıcı savunmaları ile tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın eyleminin sübuta erdiği anlaşılmakla, sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2018/70 Esas, 2021/648 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.10.2023 tarihinde karar verildi.