YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4495
KARAR NO : 2023/5309
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3204 E., 2022/220 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2016/1026 E., 2020/1081 K.
Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, terditli olarak rayiç bedelin tahsili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın, kendisine kayyım atanan davalı … İnş. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile yargılama giderleri yönünden yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, kendisine kayyım atanan davalı … İnş. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı … İnşaat arasında Beyoğlu 21. Noterliği’nde 16.08.2012 tarihli imzalanan Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi Sözleşmesi uyarınca İstanbul ili, … ilçesi, …, 8401 ada 2 sayılı parselde kayıtlı A Blok, zemin kat, 6 numaralı bağımsız bölümün 156.600,00 TL bedelle satışının vaadedildiğini, satış bedeli de 31.08.2012 tarihinde ödendiği halde taşınmazın teslim tarihi olarak kararlaştırılan 31.07.2014 tarihinde tapuda devredilmediğini kararlaştırıldığını, satış bedelinin 31.08.2012 tarihinde taşınmazın tapusunun devredilmediğini, öte yandan mecburi dava arkadaşlığı nedeniyle arsa sahiplerine de husumet yöneltildiğini beyan ederek; dava konusu taşınmazın tapu sicil kaydının iptali ile davacı adına tescilini, terditli olarak ise dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle piyasa değerinin tespiti ile hesaplanacak bedelin en yüksek mevduat faizi ile birlikte davacıya ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … İnşaat A.Ş. vekili; davacı tarafından tapu masraflarının ödemediğini, sözleşmede bağımsız bölümün tapu ferağının kat irtifakının kurulmasına müteakip verileceğinin taahhüt edildiğini, kat irtifakının ise henüz kurulmadığını, davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, taraflar arasında imzalanan tadil sözleşmesinin hemen sonrasında inşaata başlanarak inşaatın tamamlandığını, davalı arsa sahiplerinin ise … yükümlülükleri olan hisse devrini bugüne kadar yapmadıklarını, bu nedenle de kat irtifakının kurulamamasının sorumlusunun müvekkili olmadığını, müvekkilinin edim yükümlülüğünden dolayı temerrüdün oluşmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
2. Arsa sahibi davalılar vekili 18.11.2020 tarihli duruşmada; dava konusu taşınmazın davacıya tapuda devredildiğini, müvekkillerince hisselerinin 12.04.2017 tarihinde diğer davalı … Şirketine devredildiğini, müvekkillerinin davanın açılmasında kusurları olmadığını, zira davadışı hissedar … Şenkürtüncü tarafından tedbir konulmuş olması nedeniyle kat irtifakı işlemleri yapılamadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Yargılama devam ederken dava konusu taşınmazın tapusunun davacının talebi gibi davacı … adına 13/04/2020 tarihinde kayıt ve tescil olunduğu, bu durumun … Tapu Müdürlüğünün 25/11/2020 tarihli cevabi yazısı ekinde gönderilen tapu kaydı ile anlaşılmıştır. Davacının esasa ilişkin birincil talebinin tapu iptali ve tapunun davacı adına tescili olduğu, tapu devrinin davacı adına yapılması üzerine davanın konusuz kaldığı bu sebeple taraf vekillerinin talepleri de gözönünde bulundurularak konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu taşınmazın arsa payı karşılığı kat sözleşmesi uyarınca davalılardan … şirketine devrolunmuş olduğu, kat irtifakı ve kat mülkiyetine taşınmaz geçirilemediğinden, yine davalı … şirketinden kaynaklı sebeplerle davacıya taşınmazın mülkiyetin devrolunamamış olduğu, dava açıldıktan sonra yargılama aşamasında dava konusu taşınmaz davalı … İnşaat San. ve Tic. A.Ş. tarafından davacıya devrolunmakla davanın açılmasına … İnşaat San.ve Tic. A.Ş. sebebiyet verdiğinden aleyhinde yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Diğer davalılar olan arsa sahibi davalılar …, …, … ve …’in ise davanın en başından bu yana davacı tarafın tapu kaydını alması yönünde beyanlarının bulunduğu, davacı ile davalı … şirketi arasında sulh olma yönündeki çabaya katkı sağladığı, tapuyu 12/04/2017 tarihinde … şirketine devrettiği, dava konusu taşınmaza ise daha önce hissedar dava dışı … Şenkürtüncü tarafından tedbir konulmuş olduğu arsa sahibi olan davalıların …, …, … ve …’in davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri…” gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Harçlar Kanunu uyarınca hesaplanan 10.697,34 TL harcın davalı … İnşaat San ve Tic. A.Ş’den alınarak Hazineye gelir kaydına, davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’ne göre tayin ve takdir olunan 18.827,00 TL ücreti vekaletin davalı … İnşaat San ve Tic. A.Ş’den alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından yapılan 219,20 TL yargılama giderlerinin davalı … İnşaat San ve Tic. A.Ş’den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde kendisine kayyım atanan davalı … İnş. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Kendisine kayyım atanan davalı … İnş. A.Ş. vekili; müvekkili Şirket’e İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.09.2016 tarihli kararı uyarınca 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3. ve 19 uncu maddeleri gereğince TMSF ‘nin (Fon), kayyım olarak atandığını, müvekkil şirketinise tüzel kişiliği devam etmekte olup TMSF’ye devredilmediğini, TMSF Fon Kurulu ve Başbakan Yardımcılığı tarafından atanan Yönetim Kurulu eliyle şirketin iş ve işlemleri devam ettirildiğini, 29 Nisan 2017 tarihli 690 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 73 üncü maddesi uyarınca; “… Kayyımlık görevi Tasarruf mevduat sigorta fonu tarafından yürütülen şirketler, açtıkları davalarda harçtan muaftır.” düzenlemesi uyarınca müvekkili şirketin harçtan muaf olduğunu, ayrıca ilgili KHK’nın kanunlaşarak kabul edildiği 6758 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinde de; “… Kayyımlık görevi Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu tarafından yürütülen şirketler, açtıkları davalarda harçtan muaftır.” düzenlemesinin bulunduğunu, bu sebeple dosya kapsamında istinaf avansının yatırılmış ancak istinaf harçlarının yatırılmadığını, gerekçeli kararda yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin müvekkili üzerinde bırakılmasının bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olduğunu, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden yeniden yargılama yapılarak bu giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmü istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Davalı … Şirketi vekili yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin müvekkili üzerinde bırakılmaması gerekçesiyle kararı istinaf etmiştir…
6100 sayılı HMK’nun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi halinde yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olarak dava tarihindeki tarafların haklılık durumu gözetilerek bir karar verilmesi gerekir. Başka bir ifadeyle mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekir.
Somut olayımızda; davacının Beyoğlu 21. Noterliğinde düzenlenen taşınmaz mal satış vaadi ve inşaat yapım sözleşmesi ile davalı yüklenici … şirketinden bir adet bağımsız bölüm satın aldığı, tapudan devrinin yapılmadığı, davanın 27/04/2016 tarihinde açıldığı, yargılama sırasında taşınmazın 13/04/2020 tarihinde davacı adına satış yoluyla tapu devri yapıldığı, mahkeme davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verdiği ve dava değeri üzerinden davalı … aleyhine nispi harca hükmedildiği anlaşılmıştır. 492 sayılı Harçlar Yasası ve Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre, davanın yargılaması sırasında dava konusunun, dava dilekçesine uygun olarak devrinin sağlanması durumunda davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Dava değeri üzerinden nispi harç değil, maktu harca hükmedilmesi gerekirken, davalı … aleyhine nispi harca hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bu yönüyle davalı … vekilinin istinaf başvurusu yerindedir.
Davalı … vekili vekalet ücretine yönelik olarak da istinaf başvurusunda bulunmuştur…Tapunun devrinin yapılacağı hususunda ise davacıya herhangi bir ihtarname gönderilmediği anlaşılmaktadır. Davalılar arasındaki davalar nedeniyle tapunun devri yapılamadığı belirtilmiş ise de istinaf dilekçesinde davalı vekilince açıkça belirtildiği şekilde taraflar arasındaki davanın 2017 tarihinde kesinleştiği, ancak davacıya tapuda devrin 2020 yılında yapıldığı, devrin yapılmamasının davacıdan kaynaklanmadığı, bu haliyle davanın açılmasına davacının değil davalı şirketin sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır.
HMK 331/1. maddesine göre davanın konusuz kalması sebebi ile davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakimin davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini taktir ve hüküm altına alacağı düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtildiği şekilde davanın açılmasına davalı şirket sebebiyet verdiğinden davanın konusuz kalması nedeniyle AAÜT’nin 6. maddesi dikkate alınarak, mahkmece davalı tarafın yargılama giderleri ve nispi vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına yönelik verdiği kararında isabetsizlik bulunmadığından davalı tarafın bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince hükmün kaldırılması gerektiği…” gerekçesiyle;
1. Davalı … İnşaat San. ve Tic. AŞ. vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne,
2. İstanbul Anadolu 5. Tüketici Mahkemesi’nin 23/12/2020 tarih, 2016/1026 Esas, 2020/1081 sayılı Kararının kaldırılmasına,
3. Davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcının davalı … İnşaat San. Ve Tic. AŞ.’den alınarak Hazineye irat kaydına,
5. Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’ne göre tayin ve takdir olunan 18.827 TL ücreti vekaletin davalı … İnşaat San ve Tic. A.Ş’den alınarak davacıya verilmesine,
6. Davacı tarafından yapılan 219,20 TL yargılama giderlerinin davalı … İnşaat San ve Tic. A.Ş’den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde kendisine kayyım atanan davalı … İnş. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Kendisine kayyım atanan davalı … İnş. A.Ş. vekili; istinaf dilekçesindeki başvuru nedenleriyle hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, terditli olarak rayiç bedelin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bölge adliye mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle, Bölge Adliye Mahkemesince kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370’… maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.