Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/4010 E. 2023/7095 K. 13.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4010
KARAR NO : 2023/7095
KARAR TARİHİ : 13.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, suça konu kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2014 tarihli ve 2014/236 Esas, 2014/783 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan neticeten; 2 yıl 6 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.İşbu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 10.12.2020 tarihli ve 2019/25600 Esas, 2020/18711 Karar sayılı ilâmıyla; 7242 sayılı Kanun’un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde sanık lehine hükümler içeren değişikliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
3…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2021 tarihli ve 2021/74 Esas, 2021/651 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan neticeten; 10 … hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, alt sınırdan ceza verilmesinin ve cezanın ertelenmesinin cezanın caydırıcılığı ilkesine ters düştüğüne, vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık müdafiin temyiz isteği, savunma hakkı ihlal edilerek karar verildiğine, lehine olan kanun hükümlerinin uygulanmadığına, cezanın zamanaşımına uğradığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü sanığın elindeki siyah büyük poşetten şüphelenilmesi üzerine kolluk görevlileri sanığın yanına giderek poşette ne olduğunu sorduklarında kaçak sigara olduğunu beyan ederek 50 karton kaçak sigarayı rıza ile teslim etmiştir.

2.Sanık aşamalardaki savunmasında, suça konu sigaraları satmak amacıyla aldığına dair ikrarda bulunmuştur.
3.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2.909,09 TL olarak belirlendiği görülmüş olup, bu değerin suç tarihi itibarıyla Dairemiz kabulüne göre pek hafif olduğu anlaşılmıştır.

4.Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamıştır.
IV. GEREKÇE
A. 04.10.2022 Tarihli Tebliğnamedeki Görüş Yönünden;
Gümrük İdaresi vekilinin 23.05.2014 havale tarihli dilekçe ile kamu davasına katılma talebinde bulunduğu ve 09.07.2014 tarihli celsede anılan kurumun katılmasına karar verildiği anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.

B.Sanık Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki beyanları, ele geçirilen kaçak eşyanın ticari miktar ve mahiyette olması ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, aşağıda yer alan
hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı … Hazinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle; soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı … Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının “1/2” olarak bildirilmesi gerektiği de gözetilerek, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanabileceği ihtarı yapılarak sonucuna göre hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığa usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile anılan maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları gereğince uygulama yapılması,

3.5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar yönünden engel hali bulunmayan, bozma öncesinde alınan savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden sanığa, dava konusu eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı olan miktarların kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde aynı maddenin dokuzuncu fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, bozma sonrasında sanığa hiç bildirim yapılmadan kurum zararı giderilmediği yönündeki gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

4.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkra hükmünün uygulanmayacağının gözetilmemesi,

5.Hükmolunan hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceği ihtaratı yerine hükümde eksik şekilde “TCK nun 51/7 maddesi uyarınca erteli cezasının infaz kurumunda çektirilmesine, bu durumun sanığa ihtarına” şeklinde karar verilmesi,
6.Gümrük İdaresi davaya katılan sıfatı ile kabul edildiği halde gerekçeli karar başlığında suçtan zarar gören olarak gösterilmesi,
7.Sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan … İdaresi lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi,
edenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2021 tarihli ve 2021/74 Esas, 2021/651 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.