YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28171
KARAR NO : 2013/21128
KARAR TARİHİ : 03.07.2013
6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Mut Asliye Ceza Mahkemesince verilen 15.01.2008 tarih ve 2007/180 esas, 2008/17 karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 27/02/2012 gün ve 2010/3174 esas, 2012/3835 sayılı kararıyla;
” Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen tehdit, hakaret ve 6136 sayılı kanuna aykırılık eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Hukuksal tanı: Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Yaptırım: Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye kısmen uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, ” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/04/2012 gün ve 2008/132250 sayılı yazısı ile;
“İtiraza konu uyuşmazlık, sanığa 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan verilen ceza hakkında CMK.nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesine ilişkindir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için, 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendinde sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması koşulu, (b) bendinde Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyemeyeceği hususunda kanaate varılması ve (c) bendinde suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iadesi, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir.
Dosyamız sanığı …’in dosya arasında bulunan adli sicil kaydında, sabıka kaydının bulunmadığı yani sabıkasız olduğu anlaşılmaktadır.
Sanık hakkında verilen sövme suçunda Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri değerlendirilerek CMK.nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümde ise ne kısa kararda, ne de gerekçede CMK.nun 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünden bir değerlendirilme yapılmamıştır.
Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da, birden fazla suçtan mahkümiyet halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının, her suç yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Şu halde; adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümde 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği koşulunun somut olayda sanık yönünden gerçekleşmediği görülmektedir. Bu durumda; Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin “Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün onanması” yönündeki CMUK.nun 231. maddesine uygun olmayan kararına karşı itiraz yoluna başvurulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 27/02/2012 gün ve 2010/3174 E., 2012/3835 K. Sayılı onama kararının kaldırılarak, usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılan Mut Asliye Ceza Mahkemesinin 15/01/2008 tarih ve 2007/180 E, 2008/17 K. sayılı 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmünün “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 5. fıkrası hükmünün sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının hükümde değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,” gerekçesiyle BOZULMASINA karar verilmesi saygıyla arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- KARAR
Mahkemece temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendikten sonra, sanığın yargılama sürecindeki davranışları, pişmanlık göstermemesi, olumsuz kişiliği, suç işlemeye meyilli yapısı ve bir daha suç işlemeyeceğine dair kanaatin oluşmaması ayrı ayrı değerlendirilerek TCK’nın 62, 50 ve 51. maddeleri uygulanmamıştır. Cezanın bireyselleştirilmesine dair ortaya konulan bu olumsuz gerekçelerin, CMK’nın 231. maddesindeki subjektif koşulu da kapsadığı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/05/2013 tarih, 2012/3-1367 esas, 2013/ 239 karar sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu belirlenerek,
Dairemizin 27/02/2012 gün ve 2010/3174 esas, 2012/3835 sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.