Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/31000 E. 2013/21138 K. 03.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/31000
KARAR NO : 2013/21138
KARAR TARİHİ : 03.07.2013

Tehdit suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Rize Sulh Ceza Mahkemesince verilen 11.03.2008 tarih ve 2007/555 esas, 2008/264 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 13/06/2012 gün ve 2010/16672 esas, 2012/14498 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Hukuksal tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Rize Sulh Ceza Mahkemesinin 29.06.2006 tarih ve 2005/703 Esas, 2006/406 Karar sayılı ilamıyla verilen doğrudan para cezanıın 1412 sayılı CMK.nın 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık …’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, kararın 5 nolu “sanığın mükerrir olması nedeniyle TCK.nın 58/6. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve ayrıca cezanın infazından sonra hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ilişkin bölümünün karardan çıkarılması, biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMASINA ” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/09/2012 gün ve 2008/195139 sayılı yazısı ile;
“5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin 1. fıkrasında “Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir.”
Denildikten sonra, aynı maddenin 3.fıkrasında ;
“Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.”
Amir hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, sanık hakkında Rize Sulh Ceza Mahkemesinin 29.06.2006 tarih ve 2005/703 Esas, 2006/406 Karar sayısı ile 5237 sayılı TCK’nın 86/2, 62, 61/8, 52/2. maddeleri uyarınca verilen doğrudan 80 TL adlî para cezası ile mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alındığı, sanığın sabıkasında yer alan diğer mahkûmiyet hükümlerinin de silinme koşullarının oluştuğu görülmüştür.
Dosya kapsamına göre, Rize Sulh Ceza Mahkemesinin 11.03.2008 tarih ve 2007/555 Esas 2008/264 Karar sayısı ile 1 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilen ve TCK’nın 50/3. maddesinin uygulanmasına engel olacak nitelikte hapis cezası ile mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkındaki 1 ay hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesinde yer alan emredici hüküm uyarınca 50/1. maddedeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmemesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır. Sanığa verilen 1 ay hapis cezasının her halde, yasada öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunlu bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle İTİRAZIMIZIN KABULÜ ile, Yüksek Dairenizin 13/06/2012 gün ve 2010/16672 Esas, 2012/14498 Karar sayılı “hükmün düzeltilerek onanmasına” dair kararının kaldırılarak, Rize Sulh Ceza Mahkemesinin 11.03.2008 tarih ve 2007/555 Esas 2008/264 Karar sayılı kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA,
İtirazın yerinde görülmemesi halinde dosyanın değerlendirilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
Karar verilmesi arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 13/06/2012 gün ve 2010/16672 esas, 2012/14498 karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
Rize Sulh Ceza Mahkemesince verilen 11.03.2008 tarih ve 2007/555 esas, 2008/264 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan sanığın seçimlik ceza olarak mahkûm olduğu 1 ay hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesindeki zorunluluk karşısında, aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı para cezası dışındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin değerlendirilmemesi,
2- Rize Sulh Ceza Mahkemesinin 29.06.2006 tarih ve 2005/703 esas, 2006/406 karar sayılı ilamıyla doğrudan verilen 80 TL. adli para cezasının, 1412 sayılı CMUK’nın 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.