Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/13437 E. 2023/7886 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13437
KARAR NO : 2023/7886
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/713., 2016/254 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekilleri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2010/713 Esas, 2016/254 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekillerinin temyizi; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığa atılı suçun sübut bulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan şirkette 01.06.1994 tarihinden itibaren iç satış müdürü olarak görev yapan sanığın, 23.06.2010 tarihinde iş akdine son verildiğini, şirket müdürü olarak görev yaptığı dönemde 2009-2010 yıllarında muhtelif zamanlarda otel, yemek, araç kiralama gideri adı altında şirket ile ilgili olmayan özel harcamalar yaptığını, şahsi harcamalarının şirkete fatura edildiğini, sanığın bu şahsi harcamalarını VİP Turizme ait seyahat bedeli faturalar üzerinden şirket giderleri içerisine aldırarak ve bizzat ödeme onayı vererek, şirketi 53.360,00 TL zarara uğrattığını yine 2009-2010 yıllarında curuf satış fiyatlarını olması gereken düzeyin altında belirleyerek curuf satışlarına onay verdiğini ve şirketi toplam 404.877,00 TL zarara uğrattığını, bu suretle üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın, atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Mahkemenin “Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rıza ile tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması veya zilyedi olduğu mal üzerinde benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi, şeklinde kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmekte olup, müşteki şirket tarafından sanığa zilyetliği devredilmiş taşınır veya taşınmaz bir mal bulunmadığı, dolayısıyla kendisine zilyet olarak teslim edilen bir mal üzerinde sanığın tasarrufta bulunmadığı, bu nedenle sanığın üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığı” gerekçesiyle sanığın beraatine karar vermiş olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında beraat hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2010/713 Esas, 2016/254 Karar sayılı kararında katılan vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.11.2023 tarihinde karar verildi.