Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/4710 E. 2023/6354 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4710
KARAR NO : 2023/6354
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2529 E., 2021/2717 K.
SUÇ : 4389 sayılı Bankacılık Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli ve 2010/362 Esas, 2020/297 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 4389 sayılı Bankacılık Kanunu’nun (4389 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ve 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 5 yıl 6 … 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 05.11.2021 tarihli ve 2020/2529 Esas, 2021/2717 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin, o yer Cumhuriyet savcısının ve katılan … A. Ş. vekilinin istinaf başvurularının, oy birliğiyle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … A. Ş. vekilinin temyiz sebepleri; sanığın eyleminin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğuna, sanık tarafından banka müşterileri adına dekontlar üzerine imza atılmasının hileli ve eylemin açığa çıkmamasına yönelik olduğuna, eylemin 4389 sayılı Kanun uyarınca nitelikli hal kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri; atılı suç yönünden zamanaşımı sürelerinin tahakkuk etmiş olduğuna, müvekkil tarafından bankanın uğramış olduğu zararın fazlasıyla giderildiğine ve hakkında 4389 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi uyarınca yarı oranda indirim uygulanmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabûlü
1.Türkiye İş Bankası İskenderun Şubesinde yatırım hesabı sahibi … …’nin 17.08.2005 tarihinde hesabından hazine bonosu satmak istediği sırada daha önceden cari hesabından çekildiğini öğrendiği 52.000,00 TL’nin kendisi tarafından çekilmediğini beyan etmesi üzerine yapılan incelemede, şubenin 2. müdürü olan sanık … tarafından 06.06.2005 tarihinde mudiye ait hazine bonolarının bozdurularak annesi …’in yatırım hesabına aktarıldığı, bahsi geçen işleme ait tediye fişlerinin yapılan araştırmalara rağmen bulunamadığı, yine … …- …’in hesabından yatırım fonu ve hazine bonolarının satılmak suretiyle başka şüpheli işlemler gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, 17.08.2005 tarihinde İskenderun Şubesi tarafından Teftiş Kurulu Başkanlığı’na hitaben ihbar yazısı düzenlendiği, akabinde banka tarafından soruşturma raporu hazırlanarak 22.11.2005 tarihli şikâyet dilekçesi ile sanığın cezalandırılmasının talep edildiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği sabittir.

3.Türkiye İş Bankası Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 20.09.2005 tarihli kanunî müfettiş raporuna göre; … …’nin hesabından 06.06.2005 tarihinde vadeli hazine bonosu satışı gerçekleştirilerek 52.000,00 TL’lik para çekme işleminin müşterinin beyanına göre izni ve bilgisi dışında sanık tarafından yapıldığı, sanığın görev yaptığı gişenin 06.06.2005 tarihli fişlerinin bulunamadığı ve imza kontrolü yapılamadığı, vadesi dolan hazine bonolarının itfa tarihinde müşterinin yatırım hesabına alacak olarak kayıt edildiği, müşteriden konuyla ilgili ibraname alındığı, … …-…’in yatırım hesabından 23.05.2005; 15.03.2005; 16.05.2005 ve 14.07.2005 tarihlerinde yatırım fonu satılarak para çekme işlemleri yapıldığı, 150.000 TL değerindeki hazine bonosu satış ve para çekme işlemine ilişkin fişlerde imza bulunmadığı, 13.600 TL tutarındaki 3 adet çekiliş işlemine ilişkin fişlerde ise hesap sahiplerinin imzasına benzemeyen imzalar bulunduğu, müşterilerin Almanya’da yaşadığı ve para çekme
işlemi gerçekleştirmediklerini beyan ettikleri, … …-…’ın hesabından çıkışı yapılan 29.04.2002 tarihinde toplam değeri 58.259 TL olan hisse senetleri ile hazine bonolarının söz konusu hesaba iade edilmediği, bununla birlikte … … ile yapılan görüşmede kendi bilgi ve izni dışında hesaplarından çıkış olmadığını, hesaplarında olması gereken toplam değerin mevcut değer ile mutabık olduğunu beyan ettiği, suistimal yapılan hesaplardan daha az tutarda para çekilmiş olmasına karşın, hesaplardaki hazine bonolarının vadelerinden önce ya da yatırım fonlarının satılması nedeniyle bankanın müşterilere rapor tarihi itibarıyla ödemesi gereken toplam tutarın 595.347,00 TL’yi bulduğu, bu tutarın 53.560 TL’sinin hazine bonolarının vadesi olan 24.08.2005 tarihinde …’ye ödendiği, soruşturma çalışmaları sırasında banka zararının 221.252,34 TL’sinin sanıktan tahsil edilebildiği, sanığa ait ev ve araba üzerine haciz konulduğu, fakat bu teminatların paraya çevrilmesi halinde dahi kalan banka zararının tahsil edilemeyeceği, suç duyurusunda bulunulmasının uygun olacağı bildirilmiştir.

4.Banka mudisi …-… adına düzenlenen 23.05.2005, 23.02.2004, 19.03.2004, 20.04.2004 tarihli işlemlere ilişkin tediye fişlerinin ve … …-…’e ait Bankacılık Hizmet Sözleşmesi aslının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

5.Sanık …’e (…) ait imza örneğini gösterir Tüketici Kredi Sözleşmesi dava dosyasında mevcuttur.

6.Emekli banka müdürü ve emekli sayıştay uzman denetçileri tarafından düzenlenen 01.04.2011 tarihli heyet raporuna göre; … …’nin hesabındaki hazine bonosunun 06.06.2005 tarihinde bozdurularak annesi …’in hesabına 52.000 TL aktarıldığı, toplam 52.000 TL’nin sanığın zimmetinde olduğu, … …-…’in hesabındaki 23.05.2005 tarihinde yatırım fonu satılarak 150.000 TL’nin annesi …’in hesabına aktarıldığı, 23.03.2004 tarihli hazine bonosu satışı ile 1.500 TL, 19.03.2004 tarihli hazine bonosu satışı ile 2.490 TL, 20.04.2004 tarihli hazine bonoso satışı ile 15.000 TL, yine yönetiminde çalışan memurlara talimat vererek onların ekranlarından işlem yaptırarak 17.03.2005 tarihinde 5.000 TL, 16.05.2005 tarihinde 5.000 TL, 15.07.2005 tarihinde 3.600 TL olmak üzere toplam 234.590 TL’nin sanığın zimmetinde olduğu, … …-…’ın hesabındaki hazine bonosunun virman yolu ile cari hesabına aktardığı ve zaman içinde kendisi tarafından çekildiği, 01.05.2002 tarihinde 76.230 TL, 24.07.2002 tarihinde 6.255 TL, 05.08.2002 tarihinde 93.000 TL, 11.01.2002 tarihinde 1.800 TL, 14.01.2002 tarihinde 1.515 TL toplamda 178.800 TL’yi zimmetinde bulundurduğu, hesaplar tek tek irdelendiğinde mudiler …, …-… ve …-… hesaplarından 413.390 TL’nin toplam zimmet miktarı olduğu görüşü bildirilmiştir.

7.Tanık …’nin 23.09.2019 tarihli beyanı dava dosyasında mevcuttur.

8.Türkiye İş Bankası tarafından ibraz edilen 24.12.2018 tarihli cevabî yazıya göre müşterilerden …’den 52.000 TL, …-…’den 302.440 TL suistimal yapıldığı, hesaplardan alınan bu tutarların müşterilere itfa tarihi itibarıyla 53.560 TL ve 541.787 TL olarak iadesinin yapıldığının belirtildiği ve sanıktan 26.11.2018 tarihi itibarıyla 640.101 TL’nin tahsil edildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabûlü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık …’in, katılan bankanın İskenderun Şubesinde zimmete konu suistimallerin yapıldığı tarihte 2. müdür olarak görev yaptığı, mudiler … ve …-…’in hesaplarında hazine bonosu ve yatırım hesaplarının bozularak para çekme işlemlerini gerçekleştirdiği, işlemlere ait tediye fişlerinden bir kısmının banka tarafından yapılan araştırmalara rağmen bulunamadığı, 23.05.2005 tarihli para çekme işlemine ilişkin tediye fişinde imza bulunmadığı, diğer fişlerde ise hesap sahiplerinin imzasına benzemeyen imzalar bulunduğu, böylece sanığın mudilerin bilgi ve talimatı olmaksızın hesaplarından para çekmek suretiyle zincirleme biçimde basit banka zimmeti suçunu işlediği ve kovuşturma aşamasında banka tarafından hesaplanan zimmet miktarını karşıladığı anlaşılmakla, sanığın ikrara yönelik savunması ile tüm dosya kapsamından eyleminin sübuta erdiğinin kabûlü ile kurulan hükümde sanık müdafiinin ve katılan … vekilinin temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Ceza Dairesinin 05.11.2021 tarihli ve 2020/2529 Esas, 2021/2717 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan … vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.06.2023 tarihinde karar verildi.