YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18562
KARAR NO : 2023/25485
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/943 E., 2016/116 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca verilen 11 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin hükmün ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın “Beni buradan alacak adamın a…koyarım.” şeklinde söylediği sözlerin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğuna ve yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, ceza infaz kurumunda tutuklu olan bir yakınını ziyaret için geldiği açık görüşte yüksek sesle konuşmaması için uyarılmasına rağmen bağırarak konuşmaya devam etmesi üzerine kendisini dışarıya çıkarmak isteyen infaz koruma memurlarına yönelik “Beni buradan alacak adamın a…koyarım.” diye hakaret ettiği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın, kendisini dışarı çıkarmak dışını isteyen infaz koruma memurlarına karşı “Beni buradan alacak adamın a…koyarım.” demesi şeklindeki eyleminin, suça konu sözlerin söyleniş amacı itibarıyla tehdit niteliğinde olması nedeniyle, görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu düşünülmeden, yazılı şekilde hakaret suçundan hüküm kurulması,
2. Kabule göre;
a. Tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşması sebebiyle cezası ertelenen sanık hakkında; hakaret suçunda giderilmesi gereken maddi bir zararın oluşmaması ve manevi zararın da bu hususta dikkate alınamayacağı gözetilmeden “Zararın karşılanmadığı.” biçimindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b. Sanığın hakaret eylemini aleni bir yer olmayan cezaevinde gerçekleştirmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması,
c. Bir önceki bozma nedenine göre, aleniyet öğesinin uygulanmaması halinde;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bulunduğundan hüküm bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme’nin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.