Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/26123 E. 2023/4485 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/26123
KARAR NO : 2023/4485
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/834 Değişik İş-2021/838 Karar
SAYISI : 2021/İHK-34914
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne/Davalının itirazının reddine
SAYISI : K-2021/96626

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, 24.09.2017 tarihinde, dava dışı aracın, yaya olan müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralanıp, %33 malul kaldığını, “Güvence Ortak Kaza Sigorta Poliçesi” kapsamında ferdi kaza sigortasının bulunduğunu, yapılan başvuruya rağmen müvekkiline ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak ferdi kaza tazminatı için 46.200,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, maluliyet tespitinin doğru olmadığını ve Ferdi Kaza Genel Şartlarına göre maluliyetin belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. … KARARI
… yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu raporda, Ferdi Kaza Genel Şartları 8-B maddesine göre düzenlenen raporda davacının maluliyet oranının %33 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 46.200,00 TL tazminatın 15.02.2021 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili, talep edilen tazminatın zamanaşımına uğradığını, belirlenen maluliyet oranının fahiş olduğunu, kişideki araz nedeniyle Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarına göre maluliyet oranının hatalı olduğunu ve vekalet ücretinin 1/5 olarak hesaplanması gerektiği belirtilerek kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile itiraz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetince, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tazminat talebinin uzamış zamanaşımına tabi olduğundan zamanaşımı definin haklı olmadığı, dosyada alınan raporun uygun olduğu ve vekalet ücretinin Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 nci maddesi gereği nisbi olarak hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetince yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, itiraz dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile benzer sebepleri tekrar ederek … kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … şirketine “Güvence Ortak Kaza Sigorta Poliçesi” teminatı ile sigortalı olan davacı yayaya dava dışı aracın çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle davacının uğradığı zarar dolayısıyla sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1420 ve 1487 vd maddeleri ile Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1-TTK’nın 1420 nci maddesi genel kural olarak, sigorta sözleşmelerinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağı hükmünü getirmiştir. Bu düzenleme Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları’nın 20 nci maddesinde de yer almaktadır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1292 ve 1299 uncu maddeleri hükmü uyarınca zamanaşımı süresinin başlangıcı sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren başlayan 5 günlük ihbar tarihinin son günüdür.
Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları’nın “daimi maluliyet teminatı” başlıklı 8/B maddesinde, “işbu poliçe ile temin edilen bir kaza, sigortalının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette maluliyetine sebebiyet verdiği takdirde, tıbbi tedavinin sona ermesini ve daimi maluliyetin kat’i surette tespitini müteakip, daimi maluliyet sigorta bedeli aşağıda münderiç nispetler dahilinde ödenir.” düzenlenmesi yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre maluliyetin kesin tespitinden sonra tazminatın ödeneceği ilkesi belirlenmiştir. Maluliyet konusunda kesin tespitin yapılması ile poliçe kapsamındaki daimi maluliyet tazminatı yönünden muacceliyet şartı gerçeklemiş olacağından, bu zarara ilişkin zamanaşımı süresinin de anılan husus gözetilerek değerlendirilmesi gerektiği açıktır.

Somut olayda davaya konu kaza 24.09.2017 tarihinde meydana gelmiştir. Davacı, sigorta şirketine 18.01.2021 tarihinde müracaat etmiştir. İşbu dava ise 15.02.2021 tarihinde açılmış olup davalı taraf süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunmuştur.

Bu açıklamalara göre davacının kaza ile ilgili tüm tedavi evraklarının getirtilerek tedavisinin sona erip maluliyetinin kesin olarak tespit edildiği tarih belirlenerek buna göre tedavisinin sona erdiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının değerlendirilmesi gerekirken, uzamış zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğunun kabul edilerek bu değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

2-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 nci maddesinde “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi