Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/18080 E. 2023/25445 K. 11.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18080
KARAR NO : 2023/25445
KARAR TARİHİ : 11.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/482 E., 2016/175 K.
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında;
1.Katılan … T.’ye karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Katılan … T.’ye karşı hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, adı geçen Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3.Katılanlar … Ö. ve … Ö.’ye karşı hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi,aynı maddenin dördüncü fıkrası, adı geçen Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
4.Katılanlar … Ö. ve … Ö.’ye karşı görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, adı geçen Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, atılı suçları işlemediğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, otobüste bulunan yolcuların tanık olarak dinlenilebileceğine, takdiri indirim nedenlerinin ve seçenek yaptırımların uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde …’dan …’ya doğru seyir halinde bulunan … plaka sayılı otobüs şoförü olan temyiz dışı sanık … Ş. ile aynı istikamette seyir halinde bulunan … plaka sayılı kamyon şoförü katılan … T. arasında trafikte tartışma çıktığı, … kavşağında Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünde görevli polis memurlarını gören katılan … T’nin kamyonunu durdurarak otobüs şoförü hakkında şikâyetçi olduğu, görevli polis memurlarının otobüsü durdurdukları, otobüsten inen sanık …’ın … T’nin üzerine yürüdüğü ”Sen bizi mi şikâyet ediyorsun, senin ananı avradını sinkaf ederim o… çocuğu.” diyerek ona hakaret ettiği ve basit tıbbi müdahale ile iyileşecek şekilde kasten yaraladığı, olaya engel olmak isteyen polis memuru katılanlar … Ö. ve … Ö.’ye ”Sinkaf olun gidin lan karışmayın, benim de polis akrabalarım var.” diyerek hakaret ettiği ve onlara mukavemet ettiği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece sanık savunması, katılanlar beyanları, adli tıp raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın kasten yaralama, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılan … T.’nin iddiasını doğrular nitelikte polis memuru katılanların beyanı, 10.02.2015 tarihli tutanak ve katılan … T.’nin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığına ilişkin adli raporu karşısında, sanığın katılan … T.’yi kasten yaraladığından bahisle hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen kasten yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılanların aşamalarda istikrarlı ve birbirleriyle uyumlu beyanları ve 10.02.2015 tarihli olay tutanağı karşısında, sanığın önce tartıştığı kamyon şoförü olan katılan … T.’ye sonrasında ise müdahalede bulunan polis memuru katılanlar … Ö. ve … Ö.’ye sinkaflı sözlerle hakarette bulunduğundan bahisle hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 2013/13-293 esas, 2013/297 karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin ikinci fıkrası; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın adı geçen Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş, olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın trafikte tartıştığı katılan … T.’nin kendisini yolda gördüğü polis ekibine şikâyet etmesi üzerine durdurulduğunda, araçtan inerek katılan … T.’ye sinkaflı hakarette bulunduğu sonrasında ise şikâyet nedeniyle olaya müdahale eden polis memuru katılanlar … Ö. ve … Ö.’ye sinkaflı sözlerle hakarette bulunması biçiminde iddianamede anlatılan ve mahkemece kabul edilen eylemi nedeniyle, hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca tek hüküm kurulması ve cezasında 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, hakaret suçundan iki ayrı hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
C. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, Yerel Mahkemece sanığın olay günü, hakkında işlem yapmak isteyen polis memurlarına görevlerini yaptırmamak için direndiği biçiminde kabul edilen eyleminde, katılan … Ö’nün kendisine yönelik darp eylemi olmadığını beyan etmesi, katılan … Ö’nün ise sanığın kendisini yalnızca ittirdiğini söylemesi ve yaralandığına ilişkin adli raporunun olmaması karşısında, direnme suçunda aranan cebir veya tehdit unsurlarının somut olayda ne şekilde gerçekleştiği kanıtlara dayalı olarak tartışılıp gösterilmeden, 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine aykırı olarak, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Sanığın eylemini birden fazla görevliye işlediği kabul edilmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinin ikinci maddesinde ve (C) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin, kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.