Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4380 E. 2023/5072 K. 25.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4380
KARAR NO : 2023/5072
KARAR TARİHİ : 25.10.2023

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/862 E., 2022/997 K.
KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/306 E., 2021/424 K.

Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Yargılamanın yenilenmesini talep eden Konya Valiliği Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü vekili; Konya ili, Beyşehir ilçesi, … Köyü 117 ada 330, 29976 ada 118, ve 206 parselde kayıtlı tarla vasıflı tarım arazisinin Beyşehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/52 Esas, 2018/56 Karar … hükmü ile … adına kayıtlı iken, dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı biçimde, kanun hükümlerini dolanmak maksadıyla muvazaalı olarak 6100 … HMK’nın 375/1-h hilafına hileli davranışlarla diğer davalılar adına hükmen tescilinin sağlandığını belirterek, hükmün iptali ile taşınmazların eski malik üzerine tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

“Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Davacı Konya Valiliği vekili mahkememizin 2018/52 Esas 2018/56 Karar … ilamı alınırken söz konusu davanın taraflarının 5403 … Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanununun 8. Maddesindeki tarım arazilerinin bölünmesi ile pay ve paydaş adedinin artırılmasına ilişkin yasaklamayı bertaraf etmek için muvazaalı olarak mahkemeye başvurduklarını yine davalı …’in muvazaalı olarak davayı kabul ettiğini, mahkemece de bu sınırlamalar dikkate alınmadan davanın kabulüne karar verilerek taşınmazdaki davalı …’e ait olan Beyşehir ilçesi … Mah. 117 ada 337 parsel, Konya ili Selçuklu ilçesi Yukarıpınarbaşı Mah. … mevkii 29976 ada 118 parsel ve Konya ili Selçuklu ilçesi … Mevkii 206 parsel … taşınmazlarda davalı … adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile 13 davacı adına 1/13 oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, bir nevi parsellere ayıracak şekilde karar verdiğini bu şekilde 5403 … Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanununun 8. Maddesindeki tarım arazilerinin bölünmesi ile pay ve paydaş adedinin artırılmasına ilişkin yasaklamayı bertaraf etmek için mahkemeleri kullanarak bir çok mahkemeden benzer kararların çıkmasına neden olduklarını belirtip yargılamanın yenilenerek hükmün iptalini ve taşınmazın bölünme öncesi olduğu gibi eski malik adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.

Bir kısım davalılar ise davacının eldeki davayı açma yetkisi olmadığını, bu davayı açmasının Anayasaya aykırı olduğunu, böyle bir yetkisinin olduğu kabul edilse bile HMK’nun 376. maddes itibariyle davacı Valiliğin Yargılamanın iadesini isteyemeyeceğini belirtmek suretiyle davanın reddini talep etmiştir.

Öncelikle mahkememizce davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı irdelenmiştir. Danıştay 6. Dairesi 2014/8184 esas 2015/1 karar … ilamında “Bu durumda, uyuşmazlığın belirtilen niteliği, (mutlak) tarım toprağının korunması amacı ile İl Toprak Koruma Kurulunun yasal olarak üstlendiği görevler ve aldığı kararların idari-icrai ve bağlayıcılık yönü birlikte dikkate alındığında, davacı İstanbul Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün bu davayı açabileceği sonucuna varılmıştır.” şeklindeki gerekçe ile 5403 … Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında ve kanunun amacını gerçekleştirebilmek için Valiliğin dava açma ehliyetinin bulunduğuna hükmetmiştir. Bu emsal ilam dikkate alındığında davacı valilik veya Tarım ve Orman Bakanlığı 5403 … yasanın 5 ve 6. maddesi itibariyle denetim yetkisine sahip olup bu nedenle bu yasadan kaynaklanan ihtilaflar itibariyle davacının aktif dava ehliyetinin olduğu sonucuna varılmıştır.

İkincil ihtilaf ise davacı Valiliğin yargılamanın iadesini istediği Beyşehir AHM’nin 2018/52 esas 2018/56 karar … davasında taraf olmaması nedeniyle HMK nun 376. maddesi itibariyle 3. Kişi kabul edilip edilmeyeceği yargılamanın yenilenmesini talep … olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

HMK’nun 376. maddesinde “Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler” denilmekte olup valilik Beyşehir AHM’nin 2018/52 esas 2018/56 karar … dosyasının tarafı olmadığı gibi aleyhine hüküm verilen …’in herhangi bir şekilde alacaklısı, borçlusu veya başkaca bir hukuki kurum itibariyle yerine geçen değildir. Bu nedenle 5403 … yasa itibariyle davacı Valiliğin “aleyhine hüküm verilen yerine geçen” kavramı içerisine girmesi mümkün değildir.

Eldeki davada aynı zamanda yargılamanın yenilenmesi ile birlikte tapu iptal ve tescilde talep edilmişse de bir mahkeme kararının başka bir mahkeme kararı ile ortadan kaldırılması mümkün olmadığından, yargılamanın iadesi talebi de yerinde görülmediğinden davacı vekilinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Neticede HMK 375 ve 376. maddesinde yargılamanın yenilenmesi şartları ve üçüncü kişinin yargılamanın yenilenmesini talep etme şartları tahditi olarak sayılmış olup davacının talebi yargılamanın yenilenmesi şartlarından hiçbirine girmediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir…” şeklindeki gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın yenilenmesini talep eden Konya Valiliği Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Yargılamanın yenilenmesini talep eden Konya Valiliği Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü vekili istinaf başvurusunda özetle; 3083 ve 5403 … Yasa’ların, tarım arazilerinin bölünmemesine yönelik hükümlerini ve ilgili diğer mevzuatı dolanmak amacıyla, tarım arazilerinin muvazaalı cebri satış, tapu iptali ve tescili davalarına konu edilerek bölünmelerinin sağlandığını belirterek yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın yenilenmesini talep eden Konya Valiliği Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın yenilenmesini talep eden Konya Valiliği Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Konya Valiliği Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 03.07.2005 tarihli ve 19.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5403 … Yasa’sının amacı; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve … gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve … gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemek olup anılan yasada 30.04.2014 tarihli 6537 … Kanun’un 4 üncü maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle yeniden bazı düzenlemeler yapılmıştır. (30.4.2014-6537/1. m)

2. Kanun’un “Tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi” başlıklı 8 inci maddesi gereğince tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılmıştır. (31.01.2007-5578/2. m)

3. Yapılan düzenlemelerle, asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarımsal arazilerin bölünemez eşya niteliği kazanmış olacağı, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemeyeceği, ifraz edilemeyeceği, hisselendirilemeyeceği, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin artırılamayacağı hüküm altına alınmıştır. (30/4/2014-6537/4.m)

4. Kanun’un 3 üncü maddesinde; mutlak tarım arazisi, özel ürün arazisi, dikili tarım arazisi, marjinal tarım arazisi, asgari tarımsal arazi büyüklüğü ve … gelirli tarımsal arazi büyüklüğü ayrı ayrı tanımlanmıştır. (30.4.2014-6537/3.m)

5. Tarımsal açıdan gelişmiş ülkelerde yıllara göre tarımsal işletmelerin sayısı azalıp büyüklükleri artarken, ülkemizdeki süreç bunun tam tersi bir şekilde işlemekte, tarımsal işletme sayısı artarken büyüklükleri azalmaktadır. Modern ülkelerde olduğu üzere tarımsal işletmelerin büyümesinin sağlanması yolunda düzenleme yapılmasının kamu yararına aykırı bir yönü olmadığı gibi Anayasa’nın 44 üncü maddesiyle Devlete yüklenen ödevle de uyumlu bulunmaktadır.

6. Öte yandan, 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 376 ncı maddesi uyarınca “Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler”. Bu hükümle kanun koyucu, hükmün taraflarının muvazaa yaparak üçüncü kişiler aleyhine kesin hüküm elde etmelerini önlemeyi amaçlamıştır.

3. Değerlendirme
1. Somut olaya gelince; iptali istenen hükme esas dava dosyasında davacılar; dava konusu taşınmazları inançlı işlem gereği tarım yapma amacıyla eşit hisselerle satın aldıklarını ve davalı üzerine tescil edildiğini ancak aralarında anlaşmazlık çıktığını beyanla davalı … adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini talep ve dava etmiştir.

2. Dava konusu taşınmazlardan 206 ve 117 ada 330 parsel tarla vasfında olup … adına tam hisse ile, 29976 ada 118 parsel ise 1/5 hisse ile kayıtlıdır. İptali istenen yargılamada, davalı tapu kayıt maliki davayı kabul ettiğini bildirmiş, mahkemece kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine kesinleşmiştir.

3. Hükmün kesinleşmesi üzerine dava konusu taşınmazlardaki davalı adına olan hisse, davacılar adına 1/45 er hisse ile tapuda intikal etmiş; Konya Valiliği Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü vekili, bölünemez büyüklük kuralına aykırı olarak dava konusu tarım arazisinin davacılar adına tesciline dair hükmün iptali ile davalı ilk kayıt maliki adına tescilini talep etmiştir.

4. Anayasa, kanun koyucuya, toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda tarımsal alanlarda düzenleme yapma yetkisi verdiğinden kanun koyucu tarafından tarım alanlarının korunması ve amacına uygun olarak kullanılmasını sağlamak için 5403 … Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanun’u çıkarılmış bulunmaktadır. Mevcut kurallar tarım arazilerinin miras veya diğer sebeplerden dolayı bölünmesinin ve tarımsal yapının bozulmasının önlenmesi, tarım alanlarında meydana gelen kayıpların engellenmesi, parçalı araziler için harcanan emek, zaman ve masrafların azaltılması, tarım yapılmasının kolaylaştırılması ve tarımsal işletmelerin ekonomiye kazandırılması için kamu yararı amacıyla getirilmektedir.

5. Bu amaç doğrultusunda asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarım arazilerinin bölünemez eşya niteliği kazanmış olacağı, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemeyeceği, ifraz edilemeyeceği, hisselendirilemeyeceği, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin arttırılamayacağına dair hüküm, kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce res’en dikkate alınması gerekmektedir.

6. Hal böyle olunca mahkemece 5403 … Kanunun ilgili maddeleri üzerinde durulmaksızın davalının davayı kabulü hükme esas alınarak tapu iptali ve tescil talebinin kabulü ile davacılar adına tescile karar verilmesi halinde kamu yararı amacıyla getirilen ve kamu düzenine ilişkin olan “bölünemez büyüklük” kuralı ihlal edilmiş olmakta, davacılar ve davalı iyiniyet kuralına aykırı olarak kanun maddesini dolanmak suretiyle tarım arazilerinin bölünmesine sebebiyet vermektedir.

7. Her ne kadar davalının davayı kabulü ve hükmü temyiz etmemesi üzerine tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne dair hüküm kesinleştirilmiş olsa da; davacılar ve davalı arasında bu danışıklı durumu yasanın koruması söz konusu olmayacağından Konya Valiliği Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünün yargılamanın yenilenmesini kamu yararı adına talep etme … bulunduğunun kabulü gerekmektedir.

8. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin Konya Valiliği Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünün, 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 376 ncı maddesinde yer alan “aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçen” olmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesini isteme … bulunmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle ve yargılamanın yenilenmesi şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesi doğru görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bu sebeple bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Yargılamanın yenilenmesi talep eden Konya Valiliği Gıda Tarım İl Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma kararının mahiyeti gereği davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi