YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/27101
KARAR NO : 2023/4707
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/108 E., 2021/346 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.11.2012 tarihinde davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu araç ile davacının sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını belirterek, 30.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; kusur incelemesinin Adli Tıp Kurumu tarafından yapılmasını, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı İçişleri Bakanlığı vekili; talep edilen tazminat tutarının fahiş olduğunu, davacının aşırı hız nedeniyle olayda kusurlu olması nedeniyle açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca İdarenin dava konusu olayda kusur ve sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.01.2014 tarihli ve 2013/69 Esas, 2014/9 Karar sayılı kararıyla; … ile ilgili davanın husumet nedeniyle, İçişleri Bakanlığı ile ilgili davanın görev yönüyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 23.01.2014 tarihli ve 2013/69 Esas, 2014/9 Karar sayılı sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 27.09.2016 tarihli ve 2014/9182 Esas, 2016/8247 Karar sayılı ilamında; “…Somut olayda, davalı … yönetimindeki Emniyet Genel Müdürlüğü adına trafikte kayıtlı araç ile davacı adına kayıtlı ve yönetimindeki aracı arasında trafik kazası meydana gelmiş; davacı taraf, manevi zararının tazmini istemiyle Emniyet Genel Müdürlüğüne izafeten davalı İçişleri Bakanlığı ile bu aracın sürücüsü … aleyhinde işbu davayı açmıştır.
Davalı İçişleri Bakanlığı aracın işleteni Emniyet Genel Müdürlüğüne izafeten davalı konumunda olup, sürücü … da haksız fiil faili durumundadır. Olayda hizmet kusuru bulunmamaktadır. Aracın işleteni, kusursuz sorumluluk ilkelerine göre oluşan zarardan, sürücünün kusuru oranında sorumludur. Araç sürücüsü de haksız fiil hükümlerine göre kusuru oranında zarardan sorumlu olacaktır.
Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle sürücü hakkındaki davanın husumet, İçişleri Bakanlığı hakkındaki davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesi ile davacı yararına İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Davalı araç sürücüsünün kazada %85 kusurlu olduğunun alınan ATK raporuyla tespit edildiği; Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacının maluliyet oranının %3, geçici işgöremezlik süresinin 6 ay olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı ” gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne dava konusu 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü vekili ile davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminatın düşük belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının zararın artmasına sebebiyet vermesi nedeniyle hakkaniyet indiriminin uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalı … temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 ilâ 439 uncu maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56 ıncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili, davalı İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü vekili ile davalı …’nun yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davalı İçişleri Bakanlığı’ndan harç alınmamasına,
Aşağıda yazılı temyiz harçların temyiz eden davacı ve davalı …’na yükletilmesine,
30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.