YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3935
KARAR NO : 2023/6625
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/115 E., 2022/106 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2015 tarihli ve 2013/843 Esas, 2015/211 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … … hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan beraatlerine, sanık … hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci
maddesinin ikinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 10 … hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adlî para cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyaların müsaderesine, nakil aracının müsadere talebinin reddine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık … ve Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.01.2021 tarihli ve 2018/1837 Esas 2021/70 Karar sayılı ilâmıyla; sanıklar … ve … … hakkında kurulan beraat hükümlerinin onanmasına, nakil aracının müsadere talebinin reddi kararının düzeltilerek onanmasına, sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden ise;
“Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Yasa ile değişik 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken cezanın alt sınırdan tayin edildiği belirtilmiş olmasına rağmen hapis cezasının alt hadden uzaklaşarak belirlenmesi suretiyle hükümde çelişki yaratılması,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/115 Esas ve 2022/106 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 3 … 10 gün hapis cezasından çevrilen 2.000,00 TL adlî para cezası ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, yetersiz inceleme yapıldığına, talimat mahkemesinin verdiği süre beklenmeden hüküm kurulduğundan çelişki yaratıldığına ve gerekçesiz karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Önleme arama kararı ile uygulama noktasında durdurulan, sanığın sürücülüğünü yaptığı ve temyiz dışı sanıkların yolcu olarak bulunduğu araçta yapılan aramada 40 adet gümrük kaçağı cep telefonu ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmalarında telefonların bir kısmını satmak için götürdüğünü beyan etmiştir.
3.Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunca düzenlenmiş cihaz sorgulama tutanağında suça konu telefonların IMEI numaralarının bir kısmının kayıtlı, bir kısmının kaydı bulunmayan ve başka cihaza
kopyalanmış olduğu olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun’un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/115 Esas ve 2022/106 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.