Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/23882 E. 2023/7616 K. 03.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23882
KARAR NO : 2023/7616
KARAR TARİHİ : 03.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/672 E., 2018/548 K.
SUÇ : 1632 Sayılı Askerî Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) 5. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 10.07.2015 tarihli ve 2014/1376 Esas, 2015/937 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca uyarınca on … hapis cezasının, 5 … süreyle kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalışma cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.

2.(Kapatılan) 5. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 10.07.2015 tarihli ve 2014/1376 Esas, 2015/937 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 1. Dairesinin 02.03.2016 tarihli ve 2016/142 Esas, 2016/162 Karar sayılı ilâmıyla; sanığın psikiyatri uzmanı bilirkişiye muayene ettirilerek askerliğe elverişlilik halinin ve 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında bir rahatsızlığının olup olmadığının tespiti için gözlem altına aldırılmasının gerekip gerekmediğinin tespit ettirilmemesi ve sanığın kaç gün süreli kanuni izne gönderildiği, daha önce aynı yıl içerisinde kullandığı kanuni izinler ve yol süreleri ile bu izninde yol süresi tanınıp tanınmadığının tespitinden sonra maddi vakıanın ortaya konulması gerektiği gerekçeleriyle mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma ilâmına uyarak yapılan yargılama sonucunda; Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2018 tarihli ve 2017/672 Esas, 2018/548 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca uyarınca on … hapis cezasının, 5 … süreyle kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalışma cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesinin vermiş olduğu raporu kabul etmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde Edirne 54. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı emrinde askerlik görevini ifa eden sanığın 13.05.2014 tarihinde on bir gün kanuni izne gönderildiği, gönderilmiş olduğu kanuni izninden en geç 24.05.2014 tarihinin bitimine kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 05.09.2014 tarihinde Karabük’te kolluk görevlilerince yakalandığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2.Sanık savunmalarında özetle; izin süresinde kız arkadaşı ile kaçtığını, düğün yaptığını, amacının askerlikten kaçmak olmadığını, öncelikle beraatini talep ettiğini aksi takdirde kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımının uygulanmasını istediğini beyan etmiştir.

3.Karabük Askerlik Şubesi Başkanlığının 27.04.2016 tarihli ve “…” konulu yazısı ekinde sanığın 2014 yılı içerisindeki şube ve kıta şahsi dosyasındaki izin bilgilerini gösteren belgeler dava dosyasında mevcuttur.

4.Karabük Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 27.06.2016 tarihli ve “cezai ehliyet” konulu yazısında adlî tıp uzmanı tarafından, sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarından yararlanamayacağı ve askerliğe elverişliliği hususunda uzmanlarca değerlendirme yapılması gerektiği şeklinde tespitlere yer verilmiştir.

5.Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 18.05.2018 tarihli sağlık kurulu raporunda; sanıkta antisosyal kişilik bozukluğu saptandığı, suç tarihlerinde askerliğe elverişli ve cezai ehliyetinin tam olduğu, adlî müşahadesine gerek olmadığı belirtilmiştir.

6.Karabük Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından tanzim edilen yakalama tutanağı, Karabük Askerlik
Şubesi Başkanlığının 14.04.2016 tarihli, ekinde sanığa ait RDM kayıtları, sağlık kayıtları, vaka kanaat raporu, askerlik işlevsellik formunun asıllarına uygun onaylı suretlerini içeren yazısı ve dosya kapsamında bulunana diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

7.Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, UYAP üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Karabük Eğitim Ve Araştırma Hastanesi’nin, resmi makamlarca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili kılınmış olan kuruluşlardan olması ve düzenlenen sağlık raporunun kanuni şartları taşıması karşısında sanığın temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

2.Birliğinden izinli olarak ayrılan sanığın, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın, izin bitiminden itibaren altı tam gün içerisinde birliğine katılmaması eylemi, izin tecavüzü suçunu oluşturmaktadır.

3.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiş olan izin tecavüzü suçunun oluşabilmesi için, sanığın birliğine zamanında özürsüz olarak dönmemesi koşulu aranmakta ise de, Kanunda özürün ne olduğu ve kapsamı belirtilmemiştir. (Kapatılan) Askerî Yargıtayın yerleşik kararlarında, izin tecavüzü suçunda yer verilen bu özrün kapsamı, TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 57 nci maddesinin (b) bendi ve 58 inci maddelerinde öngörülen kıstaslar esas alınarak, beklenmeyen aniden ortaya çıkan ve sanığın zamanında Birliğine dönmesini zorlaştıran, engelleyen durumlar olarak kabul edildiği görülmekte ve ayrıca sanığın, kanuna aykırı eylemini bir an evvel sona erdirmeye veya mazeretini ortadan kaldırmaya yönelik hareketlerinin, kısaca, suç ve dehalet kasıtlarının dikkate alınması gerekmektedir.

4.Sanık tarafından kaçırdığı kız arkadaşı ile evlendiği ve düğün yaptığı şeklinde ileri sürülen hususların, askerlik hizmetine … tutulabilir nitelikte olmadığı, aniden ortaya çıkmadığı, (Kapatılan) Askerî Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da belirtidiği üzere izinden geç dönmeyi haklı kılacak mazeretlerden sayılmadığı ve sanığın birliğine katılmakta geciktiği süre içinde özür oluşturan hâli gidermeye yönelik olarak herhangi bir davranış sergilemediği dikkate alındığında; sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2018 tarihli ve 2017/672 Esas, 2018/548 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.10.2023 tarihinde karar verildi.