YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11447
KARAR NO : 2023/7141
KARAR TARİHİ : 23.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1363 E., 2022/1654 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 4. Ağır Ceza (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2021/563 Esas, 2022/272 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/1363 Esas, 2022/1654 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; suç vasfının kasten yaralama olduğuna, suça sürüklenen çocuğun cezasında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğine, suça sürüklenen çocuğun eyleminde 5237 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması ve suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça sürüklenen çocuğun kız kardeşi olan … . ile mağdur arasında arkadaşlık ilişkisinin bulunduğunu öğrenmesi üzerine mağdur ile konuşmak istediği, olay günü mağdurun parkta arkadaşları olan tanıklar…. bulunduğu sırada suça sürüklenen çocuğun gelerek mağdura seslendiği, mağdurun tanıkların yanından ayrılarak suça sürüklenen çocuğun yanına gittiği, birlikte yürümeye başladıkları sırada suça sürüklenen çocuğun üzerinde bulunan bıçağı mağdurun karın ve göğüs bölgesine birden fazla kez sallaması sonucu mağdurun yaralandığı, mağdurun yere düşmesi üzerine suça sürüklenen çocuğun olay yerinden kaçtığı ve mağdurun tanıklar tarafından hastaneye götürüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuğun savunması ikrara yöneliktir.
3. Mağdur, suça sürüklenen çocuğun kız kardeşi ile normal arkadaş olduklarını beyan etmiştir.
4. Suça sürüklenen çocuğun eylemi sonucu mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin Sincan Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 27.12.2021 tarihli;
“A) Kişinin vücudunda 3 adet göğüs solunda parasternal hatta, 1 adet göğüs solunda ön aksiller hatta ve 1 adet batında olmak üzere toplam 5 (beş) adet kesici delici alet yaralanması tanımlandığı,
B) Mevcut tıbbi belgelerinde göğüs solunda parasternal hatta tarif edilen 3 adet kesici delici alet yarasının trajelerinin tanımlanmamış olması ve anatomik lokalizasyonlarının yakınlığı nedeniyle ayrı ayrı traje tespiti yapılamıyor ise de, 2 tanesinin göğüs boşluğuna nafiz olduğu kayıtlı olmakla;
1) Göğüs solunda parasternal hatta tarif edilen 2 adet kesici delici alet yaralanmasının ayrı ayrı;
a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden OLDUĞU,
b) Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif OLMADIĞI,
2) Göğüs solunda parasternal hatta tarif edilen 1 adet kesici delici delici alet yaralanmasının;
a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden OLMADIĞI,
b) Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif OLDUĞU,
C) Göğüs solunda ön aksiller hatta tarif edilen 1 adet kesici delici alet yaralanmasının;
1) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden OLDUĞU
2) Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif OLMADIĞI,
D) Batında tarif edilen 1 adet kesici delici alet yaralanmasının;
1) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden OLMADIĞI
2) Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif OLDUĞU,
E) Kişideki yaralanmanın tedavisine dönük olarak gerçekleştirilen sternotominin kemik kırığı olarak değerlendirildiği ve uygulanan sternotomiye ait sternum kemik kırığının yaşam fonksiyonlarını 4(DÖRT) AĞIR derecede etkilediği,”
Görüşlerini içeren kati adli tıp raporu dava dosyasında mevcuttur.
5. Suça sürüklenen çocuğun savunmaları, mağdur beyanları, tanık anlatımları, mağdurun yaralanmasına ilişkin düzenlenen tıbbi evrak ve raporlar, 19.11.2021 tarihli tutanak, CD izleme tutanağı, diğer tutanaklar, suça sürüklenen çocuğun adli sicil ve nüfus kaydı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin suça sürüklenen çocuğun ikrara yönelen savunması, mağdur beyanı ve bu beyanı doğrular nitelikteki adli rapor içerikleri ile saptandığı, suça sürüklenen çocuğun kız kardeşi ile arkadaşlık etmesi nedeniyle öfke duyduğu mağdurun göğüs ve batın bölgesini hedef alarak birden fazla kez mağduru bıçaklaması, meydana gelen beş adet yaralanmadan üç adedinin yaşamsal tehlikeye neden olup ayrıca strenum kemiğinde kırığa neden olması, kullanılan aletin elverişliliği hususları birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, suça sürüklenen çocuğun meydana gelen sonucu engellemeye yönelik çaba ve gayreti olmadığından gönüllü vazgeçmenin koşullarının oluşmadığı, suça sürüklenen çocuğun olay tarihli
Cumhuriyet savcılığınca alınan savunmasına göre mağdurdan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun mağdurun kız kardeşi ile olan ilişkisini onaylamamasından kaynaklı kendi iç dünyasında yaşadığı öfkenin etkisiyle eylemini gerçekleştirdiği, cezasında haksız tahrik indirimi yapılmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/1363 Esas, 2022/1654 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.11.2023 tarihinde karar verildi.