YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/15004
KARAR NO : 2023/25560
KARAR TARİHİ : 12.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/550 E., 2015/648 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hatay 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2014 tarihli ve 2012/6 Esas 2014/94 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar neticesinde; Hayat 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/550 Esas, 2015/648 Karar sayılı ilamı ile açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; atılı suçlamayı kabul etmediği, katılanların iddiasının tanık belge ve bilgileriyle desteklenmesi gerektiği, savunma tanıklarının ifadelerinin değerlendirilmediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken yasa ve hakkaniyete aykırı olarak mahkûmiyetine karar verildiği, bu nedenlerle ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III.OLAY VE OLGULAR
Sanığın, inceleme dışı sanıklarla birlikte polis memurlarının görevlerini yapmaya engel olacak şekilde direndiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; şikâyetçi ve mağdurların aşamalarda değişiklik göstermeyen ve birbiriyle örtüşen beyanları, bu beyanları destekler olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek olay günü kavga olduğunun anons edilmesi üzerine olay yerine gelen kolluk görevlileri ile inceleme dışı sanıklar arasında tartışma yaşandığı ve bu sanıkların fiili saldırı ile mukavemette bulundukları, sanık …’ın da “Bırakın ulan adamları, sizle daha sonra görüşürüz, ekip kodlarını biliyoruz, burada size devriye attırmayız.” şeklinde tehditte bulunarak atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV.GEREKÇE
Şikâyetçi ve katılanların istikrarlı beyanları, olay tarihli tutanak içeriği, adli muayene raporları ile olayın meydana geliş şekli ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçu işlediğine ve mahkumiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından bozma nedenleri dışında sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanmasına dayanak alınan ilama konu dosyada, suç tarihinde uzlaştırma kapsamında olmayan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçu ile uzlaştırma kapsamında olan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kasten yaralama suçu ve aynı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen mala zarar verme suçundan kamu davası açıldığı, ancak sanık hakkında tehdit suçundan beraat, mala zarar verme suçundan düşme kararı verildiği, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kasten yaralama suçundan uzlaştırma hükümlerinin uygulanma zorunluluğunun meydana geldiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 253 ve devamı maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı araştırılarak anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkûm olup olmadığı tespit edilip, sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeni ile karar hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.