YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5417
KARAR NO : 2023/4595
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/271 E., 2022/137 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi … ‘ın Ziraat Bankası İzmir Balçova şubesinden, bireysel kredi kullandığını, bu kullanılan kredi ile ilgili olarak davalı yanın acentesi sıfatıyla Ziraat Bankası A.Ş Balçova şubesince davalı sigorta şirketini temsilen hayat sigortası poliçesi düzenlediğini, poliçe primi olan 2.240,00 TL’lik miktarı peşin olarak aldığını, müvekkilinin, murisinin bankaya olan kredi borcunun kapatılması için gerekli olan belgeleri davalı yana ilettiğini, ancak bu belgelerin iletilmesine rağmen, davalı yan acentesi aracılığı ile müvekkilinin murisinin ölümünün kanserden kaynaklandığını, bunun da teminat kapsamı dışında olduğundan ödemenin yapılamayacağını bildirdiklerini, oysa müvekkilinin murisinin kanser sebebiyle değil, kalp ve solunum yetmezliği sebebiyle vefat ettiğini, bu durumun ölüm belgesi ve hastane çıkış kayıtlarından görülebileceğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile taraflar arasındaki çekişmenin önlenmesi, sigorta poliçesinde yer alan teminat limiti ve bu tutara başvuru tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte belirlenecek tutarın poliçe hasar tazminatı olarak müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin sigorta tazminatı belirlendiği takdirde davalı sigorta şirketinden ferileri ile birlikte tahsiliyle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Grup Hayat Sigorta Sözleşmesinin “Özel Şart 11. Maddesinde 01.02.2012 tarihinde yapılan değişiklik” ile sigorta öncesinden gelen kanser hastalığının teminat kapsamının dışında bırakıldığını, davacının kanser hastalığından vefat etmediği yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını, sigortalının vefat nedeninin Dokuz Eylül Üniversitesi Kardiyoloji Yoğun Bakım Çıkış Özeti’nde de yer aldığı üzere kişinin 2012 Ocak ayı içerisinde kanser tanısı aldığının açıkça görüleceğini ayrıca davacılar murisinin bir çok ağır hastalığının da mevcut olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.10.2015 tarihli, 2014/1132 Esas 2015/933 karar nolu kararı ile davanın kabulüne 13.650.00 TL tazminatın 12.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.01.2019 tarihli ve 2016/614 Esas, 2019/549 Karar sayılı kararı ile; “Davacıların murisi sigorta poliçesinin imzalanmasından önce kesin olmayan tanı sebebi ile söz konusu hastalığı kasıtlı olarak bildirip bildirmediği, buna göre ön tanı gereği bu ön tanı durumunu beyan etseydi, ödemesi gereken primin artıp artmayacağı, konularında araştırma yapılarak TTK’nın 1290 madde kapsamında proporsiyon hesabı yapılması gerekip gerekmediği tartışılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ;Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada, sigortalı … Onat’ın hastalığını kasten gizlemediği bu konuda da herhangi bir ihmalinin olmadığı bilakis müşterinin sağlık durumuna ilişkin bilgileri sorma yükümlülüğü bulunan banka ve sigorta şirketinin sağlık durumuna ilişkin herhangi bir bilgi sunulmayacağına ilişkin anlaşmaları ve uygulamaları dikkate alındığında davalının ve dava dışı bankanın bu uygulamaları ile her türlü hastalığı ve riski örtülü olarak üstlendiği, … ‘ın sözleşmenin yapıldığı tarihte 79 yaşında 10 aylık ve 8 günlük olduğu bu yaşta bir kişinin sıkça doktora gitmesi ve teşhis çalışması yapılması olağan bir durum olmakla birlikte doktorun kanser ön tanısını da anlamasının kendisinden beklenemeyecek olması ve yine doktorun kesin tanı koymadan hastasını panik durumuna sokmak istememe gibi bir eğilimle sözlü olarak kanser hastalığına dair açık bir beyan yükümlülüğü olmayacağı değerlendirildiğinde sigorta ve kredi sözleşmesi tarihinde … ın kanser ön tanısını gizlemeye dair açık ve örtülü bir iradesinin ve kusurunun bulunmadığı, buna ilişkin kusurun basiretli tacir gibi davranması kendisinden beklenilen sigorta şirketi ve bankada olduğu sonuç ve kanaatine varılarak 13.650,00 TL’nin 12.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, sigortalının varsa teminat dışı bırakılmasını gerektirecek hastalıklarını bildirmesi gerektiğini, bilerek beyan yükümlülüğünün ihlal edildiğini, incelemenin onkoloji alanında uzman bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, müteveffanın sigorta öncesi tanı alıp 6 kür kemoterapi gördüğünü davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1487 inci maddesi, Hayat Sigortaları Genel Şartları
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,