YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10121
KARAR NO : 2023/4693
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2565 E., 2020/3739 K.
HÜKÜM/KARAR : İstinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/706 E., 2018/655 K.
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.10.2013 günü davacının eşi olan …’ın müvekkilinin yönetimindeki araç ile Malatya Akçadağ yolunda ilerlerken yola aniden köpek fırlaması nedeniyle sürücü olan müvekkilinin hakimiyetini kaybederek şarampole yuvarlanması sonucu kazanın meydana geldiğini, aracın davalı … tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (…) poliçesi ile sigortalı olduğunu, Akçadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/261 esas sayılı dosyanda yargılanması sonucunda müvekkili hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini, trafik kazasında ölen davacının eşi … (29) yaşında olup gerek ev işlerinde gerekse ek işler yaparak müvekkiline gerek maddi gerekse manevi olarak büyük destek sağladığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL destekten yoksunluk tazminatının davalı … yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda talebini 156.419,39 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müteveffa …’ın ölümüne sebebiyet veren olarak hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talebinde bulunamayacağını, müvekkil şirket aleyhine açılmış bulunan davanın tümden reddini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacı tarafa vefat sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bağlanmış olan gelirlerin tespitinin yapılması gerektiği gerekçeleri ile davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 156.614,39 TL’nin dava tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 92 nci maddesinin g bendi uyarınca somut olayda sigorta şirketi davacı tarafa karşı herhangi bir tazminattan sorumlu olmadığından davanın bu sebeple reddedilmesi gerekirken kabul edilmesinin ve kabule göre de kusur indirimi yapılmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esas alınan bilirkişi raporunda davacı sürücüye %70, ölen desteğine ise %30 oranında kusur izafe edildiği, desteğe kusur verilmesinin nedeni olarak emniyet kemeri takmamasının gösterildiği, ölen destek yolcu konumunda bulunduğundan emniyet kemerinin takılmamasının trafik kazasının meydana gelmesinde kusur olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu hususun tazminat miktarı belirlenirken resen gözönüne alınması gereken müterafik kusur oluşturup indirim nedeni olduğu, ölen desteğin trafik kazasının meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığından somut kazanın meydana gelmesinde sürücü davacının tam kusurlu kabul edilmesi gerektiği, bu nedenlerle davanın açıklanan nedenlerle reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1-b/2 hükmü gereğince davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirketin ölenin anne ve babasına sigorta teminatı kapsamında ödeme yapmasına rağmen müvekkili hakkında Akçadağ Asliye Ceza Mahkemesince dava açılınca ödemeden kaçınarak bugüne kadar ödeme yapmadığını, müvekkili aleyhine açılan ceza yargılaması sonucunda ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkilinin de destekten yoksun kaldığını, ölenin anne-babasına destekten yoksun kalma tazminatı adı altında ödeme yapılmasına rağmen eşi olan yasal mirasçı müvekkilime ödeme yapılmamasının usule ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları,
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.