YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/26101
KARAR NO : 2012/21144
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yakınanlar hakkında kötü muamele suçundan evrakın tefrik edildiği anlaşılmakla; dava açılıp açılmadığının araştırılması, açıldığının belirlenmesi durumunda dava dosyasının denetime olanak verecek biçimde getirtilip incelenmesi ve sonucuna göre haksız kışkırtma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Yakınanların, sanık …’un kendilerine herhangi bir eylemi olmadığını belirtmeleri karşısında, görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir ve tehdit öğelerinin adı geçen sanık yönünden nasıl oluştuğu tartışılıp denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
3- Mahkemenin kabulüne göre,
a) Sabıkasız olan sanık … hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK’nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CMK’nın 231/5. madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve anılan yasanın 2.fıkrası ile de CMK’nın 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı suç olması koşulunun kaldırılması karşısında, 6008 sayılı Yasa değişikliği de göz önünde bulundurularak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
b) Birden fazla görevliye birlikte direnen sanıklar hakkında TCK’nın 265/3 ve 43/2 maddelerinin uygulanacağının düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 17.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.