YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/27210
KARAR NO : 2012/20989
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Olay günü katılan polis memurları şüphe üzerine kimliklerini ibraz etmelerini istedikleri sanıklar … ve …’nun kimliklerini ibraz edememeleri üzerine gerekli araştırmanın yapılması için polis karakoluna götürüldükleri, sanıkların karakolda üst araması yaptırmamak için direndikleri, sanık …’in büro kısmından ele geçirdiği kalem ile polis memuru Kudret’in boyun ve ensesine vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, bu sırada Kudret’in yere düşen silahını almaya çalıştığı, her iki sanığın polis memurlarını ölümle tehdit ederek sürdürdükleri direnme eylemlerinin birden fazla kolluk görevlisine karşı tek eylemle gerçekleştirilmiş olması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 265/3 ve 43/2. maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık …’nun kalemle mağduru yaraladığının kabul edilmesi ve adli rapor içeriği karşısında, TCK’nın 265/4. maddesinin tartışılmaması,
3- Her iki sanığın adli sicil kayıtlarına göre, haklarında verilen hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerekirken, “sanığın” ibaresi yazılarak hangi sanık hakkında tekerür hükümlerinin uygulandığı infazda tereddüte neden olacak şekilde yazılı şekilde karar verilmesi,
4- 5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
5- 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi gereğince her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderinin ayrı ayrı yükletilmesi gerekirken, yazılı şekilde yargılama giderinin tamamından sanıkların müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar …, … müdafii ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.